menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’tan 'Meşruiyetin' ilk faturası mı?!

13 0
latest

Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail-BAE ilişkilerinin tümüyle normalleşmesini öngören bir bildiri yayımladı, birkaç ay sonra da BAE, İbrahim anlaşmalarını imzaladı.

Normalleşme bildirisi yayımlandığında Dışişleri Bakanlığı’mız BAE’ni, “Filistin davasına ihanet” ve “riyakârlıkla” suçlayıp bunu “tarihin de bölge halklarının vicdanın da unutmayacağını ve asla affetmeyeceğini” vurguladı.

Eylül 2020’de ise Bahreyn’le birlikte BAE Trump’ın huzurunda İbrahim anlaşmalarını imzaladığında Erdoğan, Dışişleri Bakanı’na talimat verdiğini, “BAE ile diplomatik ilişkileri askıya alma veya büyükelçiyi geri çekme gibi bir adımımız olabileceğini” söyleyip, “Çünkü biz Filistin halkının yanındayız. Filistin’i hiçbir zaman yedirtmedik, yedirmeyeceğiz.” dedi.

Dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, şimdinin MİT Başkanı İbrahim Kalın da, “Tarihin Filistin halkına ve davasına ihanet edenlerin hüsranını yazacağını” kaydetti.

Ama geçtiğimiz Kasım’da Türk dünyasının en önemli ülkelerinden Kazakistan dahi İbrahim anlaşmalarına katıldığında Ankara’dan tek bir ses soluk çıkmadı. Aksine, Erdoğan Kazakistan lideri Tokayev’i “kıymetli kardeş” ilân etti!..

Sömürge Valisi Yolunu Yaptı

Birinci döneminde, “Sorunlarınızın bazılarını çözmek için çok uğraştım” şantajı eşliğinde Erdoğan’a, “Sert adamı oynama, aptallık etme” diye hakaretler ve “Eğer iyi bir şeyler olmazsa sizi sonsuza dek hep bir şeytan olarak görürler.”, “Türk ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemeyiz” şeklinde tehditler savuran Trump’ın ikinci dönemindeki Erdoğan “sevgisine” hepimiz tanığız.

Övmelere doyamıyor; ama beraberinde, “Bazı şeylere ihtiyacı var, bizim de bazı şeylere ihtiyacımız var ve bir sonuca varacağız.”, ”Ben istesem yapacaktır.” gibi uyarı ve dayatmalarda bulunmayı da ihmal etmiyor.

25 Eylül’deki Beyaz Saray buluşmasında, “Erdoğan’ın Gazze konusunda bir kozu olup olmadığı” sorusuna verdiği cevap çok ilginçti; “Bunu bilmiyorum, ama buna ihtiyacımız olmayacağını düşünüyorum.” dedi.

Daha Ankara Büyükelçisi adayıyken Trump’ın, “olağanüstü iş” yapmasını beklediği sömürge valisi Tom Barrack’ın Türkiye’ye geldiğinden bu yana “yerli........

© 12punto