menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgür Özel'in 'duygu kontrolü' sorunu

22 0
10.02.2026

Türkiye siyasetinde bunun bir kroniği tutulacak olsaydı, hiç kuşku yok ki son dönemdeki CHP, bu defterin bütün sayfalarını doldururdu.

Lafı eveleyip gevelemeyelim, bu ahval ve şerait içinde 23 yıllık AKP iktidarını değiştirme iddiasıyla yola çıkan ama en ufak kriz anında ruhsal çözülme yaşayan bir CHP liderliğinden söz ediyoruz.

Keçiören Belediye Başkanı’nın istifası sürecinde yaşananlar bu tablonun sadece yeni bir örneği değil, aynı zamanda Özgür Özel için bir karakter meselesi haline gelmiş siyaset tarzının dışavurumu.

Altını kalın kalemle çizelim.

Keçiören gibi sembolik bir ilçenin belediye başkanının partiden ayrılması elbette önemli bir siyasi meseledir.

Tartışılırdı, eleştirilirdi, hatta son derece sert cevaplar verilebilirdi. Ama bu, CHP'nin siyasi ağırlığına, olgunluğuna ve özgüvenine halel getirmeyecek şekilde yapılırdı.

Ne yazık ki öyle olmadı.

Özgür Özel’in sosyal medyaya da yansımış olan tepkisi, siyasi olmaktan çok psikolojikti.

Whatsapp üzerinden ağzına geleni söylemesi, hakarete varan cümleler sarf etmesi, meseleyi kişiselleştiren bir tavır sergilemesi; duygularını kontrol edemeyen, öfkesini yönetemeyen bir genel başkan profili çizmesi...

Oysa muhalefetin en büyük partisinin başında bulunuyor, üstelik iktidara gelme ve Türkiye'yi yönetme iddiasında!

Bu tablo ile ilk kez karşılaşmıyoruz.

Özgür Özel’in siyaset sahnesindeki temel sıkıntısı tam burada; duygularını siyasi aklın önüne koymasında.

Açık açık yazmakta fayda var; bir genel başkanın kızması elbette mümkün; ama kızgınlığını yönetememesi, kişisel alınganlıklarını kurumsal refleks gibi ortaya koyması, bunu kişisel zaaf olmaktan çıkarır, hem başında olduğu parti hem de seçmen kitlesi açısından siyasi bir risk hâline getirir.

Keçiören'de yaşanılanlar bunun çok güzel bir örneği.

Sosyal medyaya baktığımızda yurdum insanı yine her zaman olduğu üzere karpuz gibi ikiye bölündü. Bir tarafta, Özgür Özel'in tavrını eleştirenler, diğer yanda "Ağzına sağlık, az bile demiş" diyerek alkış tutanlar.

Peşinen söyleyelim, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın CHP'den istifası, aynı zamanda hem AKP'ye hem de MHP'ye mavi boncuk dağıtması kelimenin tam anlamıyla siyasi ahlaksızlıktır. Yerel seçimde, CHP seçmeninin iradesini heybesine koyduktan sonra şimdi bu oyları peşkeş çekeceği bir çatı araması, Türkiye'de siyasetin nasıl kirlendiğini, çürüdüğünü, siyasetçilerin ne kadar güvenilmez olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bunun tartışılacak yanı zaten........

© 12punto