Butlan kararı yargı eliyle siyasi müdahaledir
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca bir parti içi uyuşmazlığın sonucu olarak değerlendirilemez. Çünkü burada tartışılan mesele, bir kongrenin şekli geçerliliğinden ibaret değildir. Tartışılan şey; seçimle oluşmuş siyasal iradenin hangi ölçüde yargısal müdahaleye açık hale getirileceğidir.
Bir hukuk devletinde mahkemeler elbette denetim yapar. Ancak bu denetimin de anayasal sınırları vardır. Mahkeme kararları siyasal alanın yerine geçmeye başladığında, hukuk güvenliği zarar görür. Özellikle siyasi partiler söz konusu olduğunda çok daha hassas davranılması gerekir. Çünkü siyasi partiler, sıradan özel hukuk tüzel kişileri değildir. Anayasa’nın koruması altında bulunan, demokratik hayatın asli unsurlarıdır.
Tam da bu nedenle siyasi partilerin kongreleri bakımından ayrı bir hukuk rejimi oluşturulmuştur. Siyasi Partiler Kanunu, kurultay ve kongre seçimlerine ilişkin uyuşmazlıkların hangi merciler tarafından inceleneceğini açık şekilde düzenlemektedir. Kongrelerde yapılan seçimler, seçim kurullarının ve seçim yargısının gözetiminde gerçekleştirilir. Dolayısıyla seçim sürecine ilişkin itirazların çözüm adresi de genel görevli hukuk mahkemeleri değil, seçim hukukunun kendi mekanizmasıdır.
Bugün ortaya çıkan en temel sorunlardan biri de budur. Eğer seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş kongre sonuçları yıllar sonra başka mahkemeler eliyle hükümsüz hale getirilebilecekse, artık hiçbir seçim sonucunun hukuki güvence altında olduğundan söz edilemez.
Üstelik kararın dayanaklarından biri olarak gösterilen ceza soruşturmaları da hukuken tartışmalıdır. Hakkında soruşturma yürütülen kişiler........
