Futboldan siyasete: Ortak sevinçlerin kaybı
Öncelikle Türkiye’nin Dünya Kupası’nda önce Avustralya, ardından Paraguay karşısında aldığı yenilgilerden duyduğum üzüntüyü belirterek başlamak isterim.
Ancak üzüntüm yalnızca bu futbol maçlarının sonucundan kaynaklanmıyor.
Turnuvaya katılım hakkımız doğduğundan beri sosyal medyada da sık sık karşımıza çıkan 2002 Dünya Kupası dönemindeki ruhu yakalayamadığımıza üzgünüm. Yeniden birlikte heyecanlanmayı, birlikte sevinmeyi, birlikte üzülmeyi çok arzulamıştım.
Belki bu kez başarılı olurduk, belki olmazdık. Ancak en azından o ortak duyguyu bir süre daha yaşayabilirdik.
Dünya Kupası maceramız iki maç sürdü. Hevesimiz kursağımızda kaldı. Daha turnuvanın havasına giremeden elendik.
Belki de bu yüzden futbolun bana hatırlattığı şey yalnızca bir yenilgi olmadı. Aynı zamanda son yıllarda giderek daha fazla hissettiğimiz bir başka gerçeği de yeniden düşündürdü.
Bölünmüş........
