menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD'nin itibar suikastında aradan 23 yıl geçti: 4 temmuz çuval krizinde Türk askerini kim durdurdu?

54 0
05.07.2026

İktidar kanadında yaklaşık bir aydır hummalı bir çalışma var… Nedir diye elbette sormayacaksınız; 7-8 Temmuz NATO Zirvesi hazırlıkları. Öyle değerli ki bu zirve, başkent Ankara’da yoksulluk bir süreliğine ertelendi; suçlu suçsuz demeden, yaşına, sanına, işine bakılmaksızın insanlar gözaltına alınıp hapsedildi. Yoksul mahallelerin sıvası dökülen evlerinin cepheleri ya brandalarla ya da dev platformlarla gizlendi.

Neden mi? Dünya liderleri gelip geçecek, "İtibardan tasarruf olmaz" diye… Tam manasıyla başkent NATO ablukasına alındı. Öte yandan Dışişleri'nden tutun da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar devlet kademesinde büyük bir heyecan hakim… Neymiş; Trump, Erdoğan’ın ev sahibi olduğu NATO Zirvesi'ne gelecekmiş! Büyüklük ve şan buymuş…

Şan demişken, bugün ABD’nin kuruluş yıl dönümü, yani 4 Temmuz... NATO Zirvesi öncesi 4 Temmuz kutlamalarında konuşan Trump bakın ne demiş: "Karl Marx'a sadık olabilirsiniz ya da Amerika'ya sadık olabilirsiniz. Bir komünist olabilirsiniz ya da bir vatansever olabilirsiniz. İkisi birden olamazsınız."

İyi demiş, doğru demiş ABD Başkanı Trump… O halde biz de vatanseverlik vazifemizi yapalım ve sizi 4 Temmuz 2003 senesine götürelim.

Askeri tarihimize geçen unutulmaz gün: 4 temmuz 2003

4 Temmuz, Türkiye'nin siyasi ve askeri hayatına kara bir leke olarak geçen "Türk askerinin başına çuval geçirilmesi" hadisesinin seneyi devriyesi. Bugün o acı itibar suikastının üzerinden tam 23 yıl geçti.

Tarih 4 Temmuz 2003… Türkiye ve ABD müttefiklik tarihinin en ciddi krizlerinden biri olan Çuval Olayı, Irak'ın Süleymaniye kentinde yaşandı. Türk Özel Kuvvetleri'ne ait irtibat bürosuna ABD'nin 173'üncü Hava İndirme Tugayı tarafından baskın düzenlendi ve 11 Türk askeri başlarına çuval geçirilerek alıkonuldu.

Amerikan tarafı, baskına gerekçe olarak "Kerkük Valisi'ne yönelik bir suikast planı" istihbaratını öne sürmüştü. WikiLeaks sızıntılarında, bu istihbaratın aslında Celal Talabani'nin oğlu Bafel Talabani tarafından ABD güçlerine iletilen asılsız bir ihbar olduğu iddiaları yer aldı. Hürriyet gazetesinin o dönem yayımladığı ve Amerikan istihbarat birimleri (Centcom) arasındaki e-posta yazışmalarını içeren haberlerde de operasyonun doğrudan Türk Özel Kuvvetleri'ni hedef aldığı açıkça görülmekteydi.

'Ateş etmeye hazırdık'Dönemin Genelkurmay Harekât Başkanı........

© Yeniçağ