Kınnesrin Sendorumu
Marion, tasvir düşmanlığı ile imgenin tiranlığı arasındaki ayrımı yeterince açık tutmamakla temel bir yanlışlığa demir atar. Zira imgeyi putlaştırmamakla imgeye itibar etmeyeni düşman saymak aynı şey olmadığı gibi, ikonu imgenin tiranlığından kurtarmakla imgeyi kutsalın zorunlu taşıyıcısı saymak da aynı şey değildir.
Burada Florenski ile Pallasmaa’nın itirazları, Marion’un yanlışlıklarının yanına kısmen doğru yorumlar olarak yerleştirilebilir:
Florenski’nin Tersten Perspektif’i (1919) Marion’dan çok önce, Rönesans’ın tek gözlü ve sabit merkezli görme düzenini sorgulamış; ikondaki ters perspektifi bilgisizlik yahut teknik yetersizlik değil, başka bir mekân ve hakikat anlayışının tercihi olarak yorumlamıştır. Pallasmaa ise Tenin Gözleri’nde görmenin mimarlık ve kültür içindeki egemenliğini bedenin diğer duyuları lehine tartışmaya açmıştır. Bu üç isim arasında doğrudan bir etkilenme zinciri kurmak mümkün değildir; fakat farklı zamanlarda Batıya mahsus perspektif probleminin başka yüzlerine temas ettikleri söylenebilir: Florenski tek gözlü mekâna, Marion imgenin idol hâline gelişine, Pallasmaa ise göz-merkezci kültürün bedeni yoksullaştırmasına itiraz eder.
Bunlara rağmen Marion’un Augustinusçu bir mirasla yürüttüğü ikon düşüncesi dâhil, Batı içinden yükselen söz konusu itirazların hiçbiri perspektifin modern zamanlarda perspektivizme dönüşmesini diğer bir söyleyişle iktidarın en etkili araçlarından birine dönüşmesini engelleyememiştir. Çünkü entelektüel itiraz ile iktidarın işleyişi aynı hızda ve aynı yönde hareket etmez. Bir........
