menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikat resmedilebilir mi

58 0
10.10.2026

Hakikat resmedilebilir mi

Önceki yazımızda Mondrain düşüncesinde görünüşte bireysellik azaltıldıkça evrensel olanın açığa çıkacağına; İbn Arabî’de ise tekil sûretin, evrensel hakikatin önündeki engel olmak zorunda olmadığına ve onun bilakis hakikatin zuhura geldiği mahallerden biri olduğuna değinmiş ve bu farkın küçümsenmemesi gerektiğini “Peki neden” sorusuyla tahkim etmiştik.

Şundan ki, Mondrian’ın soyutlaması tekilliği azaltarak evrensele, İbn Arabî’nin tecellî anlayışı ise tekilde evrenselin izini idrak etmeye yönelir.

Bu bakışta İbn Arabî’nin hayal anlayışı daha da belirleyici hâle gelir. Zira hayal yalnız insanın zihninde gerçek olmayan görüntüler üreten bir yeti değildir. Hayal, farklı varlık ve idrak mertebelerinin birbirine geçebildiği bir berzah özelliği taşır. Berzah iki tarafı birbirinden ayırır, fakat aynı zamanda onları birbirine bağlar. Dolayısıyla hayal: ne yalnız duyulurdur ve ne yalnız akledilir; ikisinin arasında ve ikisine de açık bir mertebedir.

Sanat bakımından bunun sonucu önemlidir. Sûret ortadan kaldırılmaz. Fakat sûret yalnız maddî görünüş olarak da bırakılmaz. Dolayısıyla hayal sûreti: görünen ile mâna arasında işleyen bir imkân hâline getirir.

Mondrian’ın soyut-gerçekçi ressamı ise görünüşün bireysel unsurlarını tasfiye ederek yatay, dikey, renk, düzlem ve karşıtlık gibi temel plastik ilişkilere ulaşmaya çalışır.

İki hareket burada birbirine benziyor görünür: Her ikisi de görünürde kalmak istememektedir. Fakat Mondrian görünüşü soyutlayarak, İbn Arabî ise sûreti berzah olarak kavramakla ilerler. Bu........

© Yeni Şafak