Yeni nesil iyilik yahut iyiliği göstermek mi gerekir?
Yeni nesil iyilik yahut iyiliği göstermek mi gerekir?
Geçtiğimiz cumartesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği “İyilik Var – Türkiye Gönüllülük Programı” projesinin tanıtım toplantısına katıldım.
Projeyi çok sevdim kendi adıma. Bakanlık, vaktini, bilgisini, görgüsünü “iyilik için” ayırabilecek insanlara bir çağrı yapıyor ve insanlar kendi zamanlarını, kendi programlarını belirleyerek gönüllü olarak “iyilik” yapıyorlar. Sevgi ya da huzur evlerinde, camilerin çay ocaklarında, yetimlere, yaşlılara, dezavantajlı çocuklara… İnsanların aklındaki iyilik modeli neyse bakanlıkla işbirliği içerisinde bunu hayata geçirebiliyorlar.
Programın ayrıntısı fazla ama asıl meselesi Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın şu sözlerinde saklı bence: “Bazen bir büyüğümüzün ihtiyacına koşan bir dosttur, bazen bir çocuğumuzun ihtiyacı, elinden tutacak ve ona güven verecek bir yol arkadaşıdır, bazen de ona yuvasını ve gönlünü açacak, sevgiyle büyümesine eşlik edecek bir koruyucu ailedir, bazen engelli bir kardeşimizin ve ailesinin ihtiyacını, hayatını kolaylaştıracak küçük bir destektir.”
Siz de “iyilik yapayım” derseniz projenin detaylarına bir bakın derim. Çok iyi düşünülmüş bir proje zira.
O toplantıda Bilal Erdoğan da bir konuşma yaptı ve uzun süredir tartışmak istediğim iki meselede fikir beyan........
