menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Macron Türkiye’yi “nükleer saldırı” ile mi tehdit ediyor! Öyleyse biz de Ege’de sınırları yeniden çizeriz. O adalar bize çok lazım! “Beş ülke” nükleer güç olmalı.Coğrafyayı koruyacak ortak “nükleer şemsiye” kurulmalı.

194 0
28.04.2026

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron; Atina’da, kendini tutamayıp Türkiye’yi tehdit etti. “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse Yunanistan’ın yanında oluruz. Egemenlik tehdit edilirse, bilin ki burada olacağız.”

Macron bununla da yetinmedi, “Yunanistan’ı nükleer şemsiye altına alma” sözü de verdi. Elbette Rusya buna çok sert reaksiyon gösterdi ama Macron’un asıl hedefi Türkiye idi ve aslında bu çıkışı, Türkiye’yi nükleer saldırı ile tehdit etmeye dönük bir bilinçaltını yansıtıyordu.

Düşünün; karısından tokat yiyen ve Trump’ın diline düşen, küresel politikalarda hiçbir ağrılığı olmayan, gördüğü her kalabalığa karışıp öne çıkmak için uğraşan, G20 zirvelerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan azar işiten Macron’dan söz ediyoruz.


MACRON VE FRANSA “KÜÇÜK OYUNCU”DUR.

Sözleri de tehditleri de bizim için önemsenecek biri değil. Zira onun liderliğinde Fransa, 21. yüzyılın en büyük kaybedeni olmaya doğru gidiyor. Orta Afrika ülkelerinin tamamından kovuldu. Eski sömürgeleri bile onu ciddiye almıyor.

Afrika’daki kaynakları kaybeden Fransa’yı büyük bir ekonomik kriz bekliyor. Jeopolitik olarak hem Afrika’da hem Ortadoğu’da eski nüfuzunu büyük oranda yitirdi. Küresel iktidar alanında Macron’u ciddiye alan, Fransa’yı merkezi gören bir anlayış da kalmadı zaten. O her masada, her cephede, her zirvede bir “küçük oyuncu” olarak görülüyor.


ANADOLU’DAN İLK KAÇAN ONLARDI.

ŞİMDİ AFRİKADA’DAN DA KAÇIYORLAR!

Macron tipi liderler yüzünden Fransa, İkinci Dünya Savaşı sonrası elde ettiği bütün kazanımlarını harcadı. 21. yüzyılda yeniden kurulan küresel iktidar alanında payı olağanüstü ölçekte küçüldü. Ve öngörülebilir gelecekte bu küçülme devam edecek.

Fransa, Türkleri düşman bildiği her yerde kaybetti. Birinci Dünya Savaşı sonrası, İngilizlerin yol açmasıyla, Yunanistan’ın kuyruğuna takılıp Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş’ı işgal etti. Ama Anadolu direnişi başladığında ilk kaçan onlar oldu.

Fransa’nın sancıları çok fazla. Afrika’da terk etmek zorunda kaldığı her yerde Türkiye var. Orta Afrika ülkeleri Türkiye ile yakınlaştıkça Fransa’yı daha da dışlıyor. Bunun yol açtığı öfke, Macron tarafından Türkiye’ye yöneltiliyor ama pek ciddiye alınmıyor.


MACRON: “YPG’Yİ KORUMAK NAMUS

BORCUMUZ.” PEKİ HANİ NEREDE YPG?

Çünkü Fransa, küçük oyuncularla oyun kurmak zorunda bırakılmıştır. Yunanistan gibi, Rum kesimi gibi, PKK gibi, benzer terör örgütleri gibi. Akdeniz’de bile Fransa’nın Türkiye’ye karşı bir caydırıcı güç olması imkânsız hale gelmiştir.

Suriye’de atıp tutan, YPG’ye her türlü desteği veren, YPG’yi ayakta tutmayı namus meselesi gören, Lafarge şirketi ile terör örgütüne binlerce kilometre yeraltı tünelleri inşa eden Fransa, Suriye’deki gücünü iki haftada kaybetti. Hep yanlış adreslere oyandı, “ortakları” kaybedince o da bulunduğu bölgelerde bitti.


TÜRKİYE’YE KARŞI NÜKLEER TEHDİT DİLİ KULLANMANIN........

© Yeni Şafak