Eski bahçeler
İnsan yaş aldıkça bir şeyleri sebepli sebepsiz özlüyor; belli bir zamanda değil, herhangi bir anda, bazen yavaş yavaş, bazen birdenbire. Yeni zamanlara, yeni zamanların getirdiği yeni yaşama hallerine hiç ısınamadığım için ben hep geçmişte, özellikle de çocukluk yıllarımda dolaşıp duruyorum. Şimdilerde geçmişe özlem duymak pek muteber bir şey olarak görülmüyor, malum! Hatta içinde ‘nostalji’ kelimesinin geçtiği ifadelerle neredeyse aşağılanıyor geçmişe özlem duyanlar. Ziyanı yok, isteyen istediği gibi düşünsün. Ben her şeyin içinde daha fazla can taşıdığına inandığım o eski günleri içimde yaşatmaya, özlemle hatırlamaya ve hayırla yâd etmeye devam edeceğim.
ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın
sen çatıyı kur.
sırları soracağım ben,
sen hayatın anlamını ara.
yazın yönünü değiştireceğim ben
sen yolculuğa çık.
ben arka bahçeyi özleyeceğim
sen inat et…
diyor ‘Arka Bahçe’ şiirinde Birhan Keskin.
Neden böyle başladım yazıya? Çünkü klavyenin başına........
© Yeni Şafak
