Nerden nereye
Biz eskiden çok güzel bir ülkeydik. Birbirimize karşı saygımız vardı, utanmamız vardı, ayıp diye bir kavram vardı. Komşuluk vardı, güzel dostluklar vardı, düşenin elinden tutardık, aç insanı doyururduk. Komşumuzda cenaze mi var, televizyonu açmazdık aman ses gidecek diye, annelerimiz kap kap yemek yapar götürürdü. Bir birlikteliğimiz vardı.
Kapımıza gelen dilenciyi boş gönderirsek vicdanımız sızlardı. Sokaktaki hayvana merhametimiz vardı. Geleneklerimiz, örflerimiz vardı, kıyafetlerimiz bile kendimize özgüydü. Adalet vardı, eğitim vardı. Bir asgari ücretli kimseye muhtaç olmadan yaşayabiliyordu, bir memur ev alabiliyordu. Orta sınıf bir baba 2 evladını üniversitede okutturabiliyordu.
Şimdi ne hale geldik? Hangisi kaldı? Asgari ücretli perişan, mümkün değil bir baba bu maaşla evini geçindirebilsin bunu ben söylemiyorum, açlık sınırının altında olduğunu devlet söylüyor. O açıklıyor bu rakamı. Orta sınıf diye bir aile kalmadı zaten. Memur ev alacak öyle mi, ömür boyu kredi ödemeye mahkûm demektir.
Eğitim? Parası olana... Gerçekten parası olana, arada istisnalar olabiliyor. Özel üniversiteye gitmek istersin para, dershaneye kursa gitmek istersin para, deneme sınavına girmek istersin........
