menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin çift cephe ve kaynak yetersizliği çıkmazı

16 0
23.07.2026

Ortadoğu, ABD-İsrail kaynaklı, tarihinin en karmaşık ve çok katmanlı askeri-politik krizlerinden birinin içinden geçiyor. 

Bir yanda Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaretin şahdamarı sayılan hatlarda artan askeri gerilim ve savaş, diğer yanda ABD'nin hem İran hem de Yemen'deki Husilere karşı aynı anda askeri varlık gösterme zorluğu, Washington'ın bölgesel stratejisini ciddi biçimde sınırlıyor. 

Buna ek olarak, ABD'nin diplomatik masadaki tutarsızlıkları, Rusya'nın sert eleştirileri ve Lübnan'daki siyasi eksen kaymaları, bölgedeki krizin boyutunu ve derinliğini net bir şekilde gözler önüne seriyor.

ABD için Kızıldeniz ve Hürmüz'de çift cephe

Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan limanlarına yönelik deniz ablukası ilan etmesi, gerilimin Kızıldeniz hattında yeni ve son derece kritik bir boyuta taşınmasına neden oldu. 

Husilerin Suudi limanlarında yükleme ve boşaltma yapılmasını engelleyeceğini duyurması, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 7'sinin devre dışı kalması anlamına geliyor.

Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik ablukasına karşı başlatılan bu abluka, Suudi Arabistan'ın tek başına aşabileceği bir konu değil ve ABD'nin askeri desteğine ihtiyacı var. 

Fakat bizzat ABD'li uzmanlar, ABD'nin İran cephesinde yetersizliklerle mücadele ederken, yeni bir cephede daha savaşmasının mümkün olmadığını vurguluyor.

ABD Başkanı Trump, deniz trafiğinin engellenmesi durumunda müdahale edileceği sinyalini verse de, sahada işlerin kolay yürümeyeceği açıkça görülüyor. 

ABD ordusunun son dönemde İran'a yönelik operasyonlar nedeniyle askeri stoklarında belirgin bir azalma yaşadığı bir dönemde, Kızıldeniz'e savaş gemileri ve hava unsurlarının yeniden konuşlandırılması stratejik bir aşınmaya yol açacak. 

Husilerin, yıllardır süren hava saldırılarına rağmen........

© Yeni Mesaj