Kâğıt üstündeki hedefler, çarşıdaki yangın: 20 yıllık OVP karnesi ne söylüyor?
Türkiye 6 Eylül'de yeni bir Orta Vadeli Program'a daha hazırlanıyor.
2027-2029 dönemini kapsayacak yeni OVP'nin, ekonominin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da programın ayrıntılarının 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.
Peki, bu kez açıklanacak rakamlara nasıl bakmalıyız?
Bence önce geçmişe bakmalıyız.
Çünkü Türkiye'de OVP yeni bir belge değil. Yıllardır büyüme, enflasyon, işsizlik, bütçe, ihracat ve benzeri göstergeler için hedefler açıklanıyor.
Asıl mesele şu:
Açıklanan hedefler ne kadar gerçekleşiyor?
Ve daha önemlisi:
Tutmayınca ne oluyor?
20 yıllık tablo bize ne söylüyor?
Elimizdeki 2006-2025 dönemine ait grafik, OVP'lerin enflasyon ve büyüme hedefleri ile gerçekleşmeleri arasındaki ilişkiyi oldukça açık biçimde ortaya koyuyor.
Enflasyon tarafında tablo dikkat çekici.
2006'dan 2017'ye kadar ilk OVP hedefleri büyük ölçüde yüzde 5 civarında tutuldu. Fakat gerçekleşen enflasyon çoğu yıl bu hedefin belirgin biçimde üzerinde kaldı.
Sonrasında makas daha da açıldı.
2021'de ilk OVP hedefi yüzde 6 iken gerçekleşen TÜFE yüzde 36,1 oldu.
2022'de hedef yüzde 6, gerçekleşme yüzde 64,3.
2023'te ilk hedef yüzde 4,9, gerçekleşme ise yüzde 64,8.
Yani 2023'te gerçekleşen enflasyon, açıklanan ilk hedefin yaklaşık 13 katına çıktı.
Grafikteki iki çizginin birbirinden koptuğu yer tam da burasıdır.
Buna karşılık büyüme grafiğine baktığımızda bambaşka bir tablo görüyoruz.
Türkiye ekonomisi birçok yılda OVP'de öngörülen büyümenin üzerine çıkmayı başardı. 2010'da yüzde 8,4, 2011'de yüzde 11,2, 2017'de yüzde 7,5 ve 2021'de yüzde 11,4 büyüme kaydedildi.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
Büyümek başka, zenginleşmek başkadır.
Ekonomi yüzde 10 büyüyebilir.
Ama aynı dönemde vatandaşın alım gücü düşebilir.
Üretim artabilir.
Ama üretimin maliyeti daha hızlı artıyorsa vatandaş bunu refah olarak hissetmeyebilir.
Milli gelir büyüyebilir.
Ama bu büyümenin kimlere ve hangi kesimlere dağıldığı sorusu ortada kalır.
Dolayısıyla yalnızca büyüme rakamına bakarak ekonominin başarılı olduğunu söylemek yeterli değildir.
OVP'nin en büyük problemi hedef mi, yöntem mi?
Bence asıl tartışmamız gereken nokta burada.
Bir ekonomi programı elbette tahminlerinde yanılabilir.
Savaş çıkar, deprem olur, küresel kriz yaşanır, enerji fiyatları değişir.
Bunların hepsi ekonomiyi etkiler.
Ancak yirmi yıllık tabloya baktığımızda mesele yalnızca birkaç olağanüstü yıldan ibaret görünmüyor.
Özellikle enflasyonda, hedef ile gerçekleşme arasındaki farkın kronikleştiğini görüyoruz.
Daha da önemlisi, hedefler zaman........
