“Masum değiliz”
“Efendim, özür dilerim, nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum ama şunu söylemek durumunda hissediyorum ki tekrar tekrar af dileyerek, bazı muhterem vekillerimiz ve bazı muhterem bürokratlarımız hakkında, yine kendim utanç içinde hissediyorum bu sözcükleri kullanmak durumunda kaldığım için ama ne olur beni affetme lütfunuzu rica ediyorum çünkü efendim, Yüce Meclisimizde, bu şanlı şerefli kürsüde bunları söylemekten hicap duyuyorum çünkü bu sözleri şu melun dudaklarım arasından çıkarırken falan filan, kem küm, özür mözür, pardon mardon, af maf…” diye diye hiçbir şey söylemeden indi kürsüden vekilimiz…
Bu mudur isteğimiz?
Neyi söyleyecekti? Ne soracaktı?
Rüşvet alındı mı; sahte diploma verildi mi, bunun için aracılık edildi mi; Yolsuzluk yapıldı mı; Usulsüzlük oldu mu; Ailenin tümü istihdam edildi mi; Yetkisiz kişiler devletin olanaklarını kullandı mı; Kaynaklar yasadışı kullanıldı mı? Ormanlar, deniz kıyıları peşkeş çekildi mi;
Daha da ileri gidilerek şu rüşvet aldı, bu kadar aldı, şu usulsüzlük yaptı eşine arazi verdi, bu sahte diploma aldı, okula gitmeden mezun oldu, şu aracılık yaptı, bunun karşılığında vatandaşlık verildi, orman arazileri usulsüzce talan edildi, deniz kıyıları işgal edildi falan denecek, deliller, belgeler ortaya konacak, iddialar ispatlanacak veya ispatlanamazsa bile sorular sorulup araştırılması istenecekti.
Yapılacaktı, edilecekti ama yukarıdaki cümleyi kuran ve bir türlü cümlesini bitiremeyen bir kişi soru sorabilir mi, delilleri ortaya koyabilir mi, yapılan usulsüzlük,........
