SÖZ gazetesi ve M.Remzi Okan’ın Vefatı (1942)-1
Kıbrıs Türk Basın Tarihimizde yer alan “SÖZ” gazetesi, 24 yıllık yayın serüveninde çok önemli bir yere sahiptir. “SÖZ” gazetesi yayınlandığı dönemlerde Kıbrıs Türkünün sesi soluğu olurken, Atatürkçülüğü topluma aşılayan bir misyonu da üstlenmiştir. Remzi beyin hastalığı ardından gelen vefatI, gazetenin hayatına devam etmesindeki yaşanan büyük sıkıntılar, “SÖZ”ün yaşamına da son vermek zorunda kalmasının nedenlerinden bazılarıydı.
“SÖZ” gazetesi ve sahibi Remzi Okan Bey, Kıbrıs Türk toplumu içerisinde öyle ağırlıklı bir yere sahipti ki, vefatından yaklaşık iki ay sonra yayın hayatına başlayan Halkın Sesi gazetesinin ilk sayısında manşetten verilen uzun yazıyla anılması, değerinin en önemli göstergelerinden biriydi.
Bu yazıdizimizde 1942 yılının Halkın Sesi gazetesinde “SÖZ” ve Remzi Okan beyin vefatı üzerine kaleme alınan yazıları sizlerle paylaşacağız. Söz konusu yazılar bugün bizlere “SÖZ” gazetesi ile Remzi Okan beyi daha iyi tanımamıza, değerini daha iyi anlamamıza neden olacağını düşünüyorum.
Ve Halkın Sesi gazetemizin yayın hayatına başladığı 14 Mart 1942 tarihli nüshasının ilk sayfasında yer alan Dr. Fadıl (Fazıl) Küçük’ün topluma sesleniş niteliğindeki uzun yazısıyla başlıyoruz yolculuğumuza...
“Halkın Sesi, 14 Mart 1942, syf:1
Sayın Halkımızın Yüksek Huzurunda
Bir çeyrek asra yakın uzun bir zaman bin bir fedakârlık ve meşakkat içinde intişar eden “Söz”: onun cesur ve fedakâr hamisinin hayata gözlerini kapamasıyle aramızdan gaib oluyor.
Hepimiz; genç, ihtiyar, köylü, şehirli merhum Bay Remzi Okan’ı; millet ve memleketine pek az kimselere müyesser olan en büyük hizmeti ifa ederken vazife başında hayata gözlerini kapamış bir kahraman olarak hafızamızda yaşatacağız. İsmi ilelebet gazetecilik âleminde en yüksek seviyede kalacak ve cesareti hepimize rehber olacaktır.
“Söz” yaşarken ne kadar muhalif garazkâr ve müfsidlerle uğraştı, ne kadar çetin imtihanlar karşısında kaldı; fakat bütün bunlar o cesur adamı tuttuğu doğru yoldan çeviremedi, hakikatı haykıran sesini susturamadı. O ise kendine has soğuk kanlılık ve azmi sayesinde bütün aleyhtarlarını susturdu ve dağıttı.
Artık “Söz” yaşamıyor. Memleket de dilsizdir. Biz Türk Cemaatı dünyanın bu karışık ve karanlık günlerinde etrafımızda olup bitenlerden bir haber karanlıklar içindeyiz. İşte bu büyük noksanı düşünerek, huzurunuza çıkıyorum. Memleket; bize vazifeleri ödememizi emrediyor. Yine her şeyden evvel biliyorum ki bizi de merhum Bay R. Okan gibi haksız hücûmler ve iftiralarla kirletmeğe çalışacak olanlar bulunacak, belki de daha ileri gidilerek tahmin edemiyeceğimiz isnadlar bile yapılacak. Fakat her ne olursa........
