menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Termometre eğitimi

23 0
11.06.2026

Çocukluğumuzun okullarında her öğrencinin bir görevi vardı. Daha sınıfa girer girmez herkes sorumluluğunu hatırlardı. Kimi tahtayı silerdi, kimi sınıfın düzenini takip ederdi. Kütüphane kolunda olan öğrenci, arkadaşlarının getirdiği kitapları teslim alır, özenle raflara yerleştirirdi. Ecza dolabından sorumlu olan öğrenci ise küçük bir yaralanmada yara bandını getirir, arkadaşına yardımcı olurdu.

Bir de termometre görevlisi vardı.

Sabah erkenden gelir, termometreyi yerinden alır, koşarak okul bahçesine çıkardı. Gölge bir köşe bulur, onu dikkatle yerleştirirdi. Çünkü termometre hassastı. En küçük dikkatsizlikte kırılabilir, görev yarım kalabilirdi.

Sonra bekleyiş başlardı.

Meraklı gözler termometrenin etrafında toplanır, eğilip dereceyi okumaya çalışırdı. Ancak olmazdı. O görev bir başkasına aitti. Kimsenin sonucu önceden söylemesine, heyecanı bozmasına izin verilmezdi. Dereceyi okuyacak, tahtaya yazacak kişi belliydi. Sorumluluk demek buydu. Güven demek buydu. Görev........

© Yeni Ankara