Silivri duruşmalarında bu hafta, komediye doyacaksınız
Silivri duruşmalarında bu hafta, komediye doyacaksınız
Deniz Göktaş tutuklandı.
Tutuklanması gerekli miydi, tartışılıyor.
Herkes taraftarı olduğu grubun mahalle baskısı ile görüş açıklıyor.
Samimi kanaatim, Deniz Göktaş’ın Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirileri, Ekrem İmamoğlu’na da benzer eleştirileri yöneltmesi sebebiyle tolere edilebilir.
Ama İslam dinini esprilerinize konu ediyorsanız (tasvip etmiyorum, bu noktada çekincemi koyuyorum, ama durumun daha da vahim olduğunu belirtmek için de hatırlatıyorum) Hristiyanlığı ya da Museviliği niçin esprilerinize alet etmiyorsunuz?
Benim isteğim hiçbiri ilahi din esprilere malzeme yapılmasın.
Bu sebeple de, sadece İslam’ı değil, tüm ilahi dinleri koruma altına alalım.
Biz ilahi dinleri korumaya alalım derken, Budizm ve diğer batıl dinleri korumaya almışlar.. Daha ötesi ateizmi korumaya almışlar.
Burada çok net bir riyakarlık var.
İslam’a saygısızlık var, Yahudiliğe yok.
Dindar insanlara saygısızlık var, batıl inançlara ve inançsızlığa yok.
“Adam komedyen espri yapıyor, ne tutarlılığı bekliyorsunuz” demeyiniz.
Öyle planlı işler yapılıyor ki, tarih süzgecinden bugüne gelirken, öyle hassas noktalara vurgu yapılıyor ki, espriye en yatkın konu ne ise, o tercih ediliyor gibi izlenim verilerek bilinçaltına belli bir ideoloji kopyalanmaya çalışılıyor.
Yavuz Sultan Selim’e karşı çıkılıyor..
Söylesene Şah İsmailciyim diye.
Ermenilerin sürgün edilmesine karşı çıkılıyor, eleştiriliyor..
Çıkış noktan, insanların haksızlığa uğramış olabileceği hassasiyetinden kaynaklanıyorsa, 110 yıl önceki tehcir olaylarını çözüp, kimin haklı olduğunu çok kesin biliyormuşsun gibi belli bir bakış açısını bize dikte etmeye çalışırken, 30 yıl önceki Karabağ işgalini niçin, Ermenilere yönelik bir esprisel eleştiriyle sahneye taşımıyorsun?
1915’de yaşanılan olayları, en ince ayrıntısına kadar biliyormuşcasına........
