menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahbap’ın sorumlusu da biz mi olacağız, şimdi?

69 0
latest

Ahbap’ın sorumlusu da biz mi olacağız, şimdi?

Ahbap’ı göklere çıkartanlar onlar..

Kızılay’ı yerden yere vuranlar onlar..

Hem de Ahbap’ın başında, karşılıksız çek yazdığı için sabıkası bulunan birisi olduğu halde, o derneği övenler bunlar..

Kızılay’da tek bir kuruşluk, kendi cebine para koyma iddiasında bile bulunamadıkları halde, bu derneğe çamur sıçratmaya kalkanlar onlar..

Öyle kindarlar ki, Kızılay’ın başındaki Dr. Kerem Kınık’a, Tayyip Erdoğan nefretlerinden dolayı düşman oldular. Kerem Kınık başkanlığı bıraktıktan sonra da, ona düşmanlık etmeyi sürdürdüler.

Şimdi gerçekler ortaya çıkınca..

Ahbap’da milyarlara varan yardım paralarının iç edildiği için gözaltılar başlayınca..

Utanıp, “Erdoğan nefretimiz, bizi bu yanlışlara sevketti. Özür dileriz” diyeceklerine.

Ahbap üzerinden, yine dindar insanlara saldırmayı sürdürüyorlar..

Solcuları es geçtim. 

Ateistleri, komünistleri, laikçileri vazgeçtim..

Muhafazakar geçinenler, tesettürlü olanlar, babası imam, ilahiyat hocası olanlar da, aynı minvalde algı oluşturma yarışına girdiler..

Karar gazetesinde dün yayınlanan  iki yazı ile, olayı somutlaştırayım..

Önce babası imam Yusuf Ziya Cömert.

Yazısının başlığı şöyle:

“Yardım etmenin güzelliğini kaybediyoruz”

Gerekçesi ne, Yusuf beyin?

Gerekçesine geçmeden, Tayyip Erdoğan düşmanlığını, Ekrem abisine selam çakmak için, “ödediğin maaşları bak nasıl hak ediyorum” dercesine, taa Descartes’lere giderek şu cümlelerle ispatlıyor:

“Engizisyonun hala adam yaktığı, insanları kazığa oturttuğu dönemde yaşamış. O yüzden yazdıklarının Engizisyonla başını belaya sokmayacağından emin olmak için yazmadan önce tanıdığı bazı ruhbanlara okuttuğunu, yazdıklarından bazılarını uzun süre yayımlamadığını hatırlıyorum. Nereden hatırlıyorum? Desmond M. Clarke’nin Descartes biyografisinden. (İş Bankası yayınları.)”

Bugünlerde de sansür var, yasak var, cezaevine girmek var demeye getiriyor, imam oğlu Yusuf bey..

Hani sorsak, “kaç saat cezaevinde kaldın, bu kadar yalanlarına rağmen”.

Vereceği sayı kocaman bir “sıfır”dır..

Hangi yazını, hangi eleştirdiğin yetkiliye okutma ihtiyacı hissettin” diye sorsak..

Vereceği cevap yine “sıfır”dır..

Ama dedik ya. Çamur atacak.. İftira atacak. Yalan söyleyecek.. Algı yapacak..

Ve esas meseleye dönüyor:

“Yardım etmek güzel bir eylemdir. Yardıma muhtaç olana yardım etmek, insan........

© Yeni Akit