Düğününü görmemek için...
“Akşam karanlığı, ay ışığı yok; her taraf zifirî karanlık. Cafer’le beraber yola koyulduk...”
Ferit ile Fevziye’nin aşkını anlatmaya devam ediyorum...
İki hafta sonra köylülerin bir kısmı hayvanların alıp 30 km uzaktaki yaylalara göçtüler. Fevziye’nin babasının çobanları, Cafer isminde 16 yaşlarında bizim bir akraba idi...
İki ay zaman geçti. Ağustos ayı ekin biçme mevsimiydi. Bizim tarlalarda ekin biçen yaklaşık on çalışanımız vardı. Ben de ata bindim, onlara öğle yemeğini götürdüm. Ameleler yemeklerini yedikten sonra atıma bindim köye doğru yola çıktım. Yolun yarısında Ferit abiyle karşılaştık. Bana hâl hatır sorduktan sonra üç gün izne gelen Cafer Abi ile beni konuşmak için akşam Hazal mevkiinde sürü yatağına çağırdı.
Akşam karanlığı çökmüş, ay ışığı yok; her........
