menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yüzündeki ifadeleri gizliyor ve ağlıyormuş gibi görünüyordu!

28 0
15.06.2026

Bu, bir, muvaffakiyetin zirvesindeyken düşmenin, kaybetmenin azap, elem, işkence, intikam destanıydı. Ne kadar sürdü kimse anlayamadı.

Erkara, bulunduğu yerden hamle yaptı. Gelip Hurufi’nin dizi dibine oturuverdi. Palabıyık da ilk defa tanıştığı bu "mübarek" zâtın anlattıklarını kaçırmak istemiyordu. Aynı hareketi taklit edip o da ihtiyarın yanına iyice sokuldu.

- Anlat muhterem efendim. Hele bir anlat elini, ayağını öpeyim. Temur kelimesi neden ah çektirdi?

Dedi Erkara. Gün görmüş ihtiyar Hurufi, çok müthiş rol yapıyor, kedinin fareyi tetiklemesi gibi muhataplarıyla oynuyordu. Aklına bir hinlik gelince elinde olmadan gülerdi. Yine öyle oldu. Lakin gülünecek yer değildi. Hislerine hâkim olmalıydı. Kurumuş, kalın damarları çıkmış ellerini yüzüne kapattı. Böylece hem yüzündeki ifadeleri gizlemiş, hem de ağlıyormuş gibi görünmüş olacaktı. Oyun tuttu. Hatta Palabıyık, Erkara’ya eğilerek;

- Muhteremi kederlendirdin. Yaptığını beğendin mi?

Diye çıkıştı. Öyle etkilenmişti ki arkadaşını incitmekten çekinmedi bile. Büyük bir mevtanın matemini tutar gibi........

© Türkiye