menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

O, mazlumun dostu, zalimin ise hasmı, korkulu rüyasıydı

15 0
07.06.2026

"Çelebi’yi de, Doğan’ı da hiç kimse benim gazabımdan kurtaramayacak! Anladın mı? Kurtaramayacaklar da!.."

Erkara, Doğan ismini duyunca iyice fıttırdı. Ağzından salyalar akarcasına kükredi.

- Yine mi o? Pislik herif! O küstahın haddini bildirmek zamanı geldi, geçiyor artık!

- İstikbalimizin veziri Erkara Bey’imize hakaret etmenin bedelini mutlaka ödeyecek. Hain cezasız kalmayacak!

Palabıyık, bir müddet konuşmaları dinlemekle yetindi. Doğan isminden o da rahatsız olmuştu. Yıllar öncesini hatırladı. Medresede talebeyken amcası Süleyman Çelebi’ye tuzak kurmuş, kapının aniden çarpmasına sebep olmuştu. Amcasının yüzünü, gözünü kan revan içinde görünce, eşek sudan gelinceye kadar dövmüştü onu.

Gerçeğin karşısında, bırakmalı inadı!

Pek çok çile çekse de, değişmemeli tadı.

Kendi layık değilse, ne yapar şanlı adı.

Karar ver yüklemeden, sermayeyi kediye,

Malım mülküm servetim, Bey Doğan’a hediye.

Doğan, ne hikmetse hiçbirine benzemiyordu. Yerine göre bir âlim, edip, yeri ve zamanı gelince de bir kahraman asker, komutandı. Az kişide bulunabilecek bu........

© Türkiye