menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nereye gitse bu sefil adam yakasını bırakmayacaktı...

23 0
03.05.2026

Aklına ne geldiyse bu sefer de yürümekten vazgeçip olduğu yere oturdu Doğan Bey. Karşısında bir yıldız gibi parıldayan Gülşah’a gözlerini dikti.

Karanlık bir dehliz içinde kapkara bir hayalet gibi yürüdü. Rüzgârda sallanan dalların çıkarmış olduğu takırtıları dinleyerek, bir selvinin uzun gölgesinden çıkmadan yürüdü Doğan Bey. Gölge de, yol da bitmişti. Yosun kokan, serin bir rüzgâr yüzüne çarptı. Uykudan yeni uyanmış gibi başını kaldırdı, gözlerini kısarak boşluğa, oradan da çok uzaklara baktı.

Nereye gitse bu sefil adam yakasını bırakmayacaktı. Aklına ne geldiyse bu sefer de yürümekten vazgeçip olduğu yere oturdu. Karşısında kocaman bir yıldız gibi parıldayan Gülşah’a gözlerini dikti. Bu ışık gözlerinde büyüyor, altın bir tepsi gibi kızarıyor, tatlı, baygın aydınlığı, taş kesilmiş katı kalbini yavaş yavaş ısıtıyor, eritiyordu.

Söyle ey garip bülbül!

Çaresiz derdin mi var?

Feryat etme, biraz gül!

Hak diyen virdin mi var?

Gezdin garip illerde,

Destan oldun dillerde,

Söylenmez........

© Türkiye