Kripto, artık tam mânâsıyla kendinden geçmişti...
Kadınlar, hislerini belli etmemek için de gülüyor, şarkı söyleyip dans ediyor, daha neşeli ve sevecen görünüyorlardı.
Dili tutulmuştu sanki. Kendi şatosunu ve içindekileri hayal etti. Kim bilir ne kadar güzel bir yerdi? Etrafında pervane olan birbirinden güzel kızlar, hizmetçiler, uşaklar, her hafta düzenleyeceği toplantılar, yemeler, içmeler ve nihayetsiz saadet ve mutluluklar onu bekliyordu. İşte burada, burnunun dibinde. Riske girmeden de olmuyordu ki.
Çok aceleci olma, ayakların burkulur,
Öfkeyle kalkan kişi, pişmanlıkla oturur.
Katlarda bulunan Roma hamamlarından birine girerken buhar karışımı, şarap ve süt kokuları karşıladı gelenleri. Dört bölmeden meydana gelen bu hamamın bir havuzu süt, biri şarap, biri soğuk su, diğeri de sıcak suyla doluydu. Her taraf beyaz mermerlerle yapılmış, heykellerle tezyin edilmişti. Her havuzun giriş kapısında ziyaretçileri karşılayan Kripto’nun mermer havası verilmiş parafinden yapılma heykelleri ona verilen üstün kıymeti gösteriyordu. “Âdeta kendimi, bir rüyanın........
