En büyük mahareti ortalığı velveleye vermekti!..
Hükmedici, şarlatan, maskara, diğer bir ifadeyle zalim, çirkin ve küstahtı. Emellerine kavuşmak için her yol mubahtı ona göre.
Bu sabah yine erkenden kalkmış; “Uyanınız! Uyanınız! Haydi miskinler yeter yattığınız!” diyerek avazı çıktığı kadar bağırdı Kâbus... En büyük mahareti ortalığı velveleye vermekti. Hükmedici, şarlatan, maskara, diğer bir ifadeyle zalim, çirkin ve küstahtı. Emellerine kavuşmak için her yol mubahtı ona göre. Büyük altın ve mücevher naklinde bile en yakını, öz kızını kullanmaktan çekinmemişti.
Zalim olduğu kadar da korkaktı. Kendinden güçlü biriyle karşılaşsa tuhaf hareketler yapar, ya bağırır, ya iyice küçülerek varlığını gizlerdi. Daha mühimiyse hemfikir görünür, birlikte olmak, ortak iş yapmak için tekliflerde bulunurdu.
Türklerin ilerlediğini, er geç buraları da elinden alacaklarını duyunca da bütün Osmanlı düşmanlarını ayağa kaldırmış, Kripto’yu içlerine kadar göndermişti. Aslında cimri olmasına rağmen bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştı.
Gece, geç saatlere kadar sürecek eğlence........
