Bir hıçkırık boğazına tıkanıyor, nefes alamayacak gibi oluyordu
Doğan Bey, bir şahin hassasiyetiyle etrafına göz gezdirdi. Tehlike kalmadığından emin olunca da Maria’nın yanına geldi. Akan kanları elinin tersiyle sildi...
Nefesini tutmuş, olup bitenleri takip eden Maria, gördükleriyle rahatladı. Gözleri ışıl ışıl parladı. Artık bacağındaki oku falan düşünecek hâlde değildi. Üstünü başını toplayıp doğrulmak istedi. Fakat yaralı ayağı buna izin vermedi.
Kanayan yaralar saymakla bitmez,
Bereket azalır, kazançlar yetmez,
İnsanlar bozulur, beş para etmez,
Hak hukuk yok olur, çok feci durum!
Doğan Bey, bir şahin hassasiyetiyle etrafına göz gezdirdi. Tehlike kalmadığından emin olunca da Maria’nın yanına geldi. Akan kanları elinin tersiyle sildi. Yarı baygın vaziyetteki kızcağızın koltuklarından tutarak ilerlemeye çalıştı. Maria, tozpembe hayallerle gözünü kapadı...
Rüzgârdan korunabilecekleri kuytu bir yerde, müsait bir ağaç dibine kibarca indirdi. Alelacele çevredeki otlardan yastık yaptı, başının ve kanayan ayağının altına........
