menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Matlube’m beni böyle perişan görmemeli...”

16 0
01.07.2026

Süleyman Çelebi, Aklı başından gitmiş, öyle fena olmuştu ki… Tir tir titrediğinin farkına yeni vardı. Hayret etti bu hâline.

Doğan’sın mütevâzı, alkışta yoktur gözün,

Ne söylesen yaparsın, namustur elbet sözün.

Uzun söze ne hacet, hizmettir işin özün.

Sen gelince zalimin, ötmez oldu borusu,

Duâlarım seninle, budur sözün doğrusu.

Süleyman Çelebi, son derece üzgün ve bitkin hâlde hane-i saadetine vardı. Her zaman olduğu gibi dış kapı tokmağını üç defa vurdu. Hiç sesini çıkarmadan evinin ışıkları yanan penceresine, oradan da isli tavana benzeyen gökyüzüne baktı. Üşüdü. Cübbesinin önünü ilikledi. Benzinin sararıp solduğunu, bedeninin buz gibi olduğunu hissediyordu. Aklı başından gitmiş, öyle fena olmuştu ki… Tir tir titrediğinin farkına yeni vardı. Hayret etti bu hâline. “Matlube’m beni böyle perişan görmemeli” diye mırıldandı. Metanetini topladı. Üstüne başına baktı. Yanlış iliklediğini fark ettiği düğmeleri çözerek yeniden düzgünce ilikledi. Tekrar sağını, solunu kontrol etti.........

© Türkiye