"Kafam berrak, dimağım açık, huzurum yerinde..."
"Şu anda yüzlerce beyit dilimin ucundan, kâğıtlara dökülmeyi bekliyor Sultan’ım. Heyecanlanıyorum elimde olmadan."
- Ben sevinmeyeyim de kim sevinsin, söylesene Matlube’m. Hadi durma cevap ver. Kafam berrak, dimağım açık, huzurum yerinde. Şu anda yüzlerce beyit dilimin ucundan, kâğıtlara dökülmeyi bekliyor Sultan’ım. Heyecanlanıyorum elimde olmadan.
Diyen Süleyman Efendi, içinde bulunduğu manevi haz ve hâlden ne söyleyeceğini ne yapacağını bilemiyordu. Karı koca muhabbetle bakıştılar.
Sonra da güneşin ilk ışıklarıyla Emîr Sultan hazretlerinin dergâhına gitmek için refikasından müsaade ve duâ istedi. Ne zamandan beri ilk defa huzurla dolu, heyecanla taşıyorlardı iki güzel insan.
Dünya sevgisini kalbden çıkaran,
Hak dostuna denir, salih Müslüman.
Seyyid Emîr Sultan hazretleri, hep anlatırdı hiç sıkılmadan bildiklerini, sevdiği, ebedî saadete götürecek numune hayatları, âlim ve evliyaları. Yaşarmış gibi sohbet ederdi. Daima mütebessimdi, suratı asık hâlde gören yoktu. Zamanının ötesinde biriydi. Aynı zamanda dünyanın en sevimlisi. Süleyman........
