menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Hey be vefakâr arkadaşım ne arıyorsun buralarda?..”

20 0
05.07.2026

Gözlerine inanamadı. Evet yanlış görmüyordu uzaklarda hep kendine name taşıyan ulak güvercin karşısındaydı.

“Tık, tak… tık, tak… tık, tak…” Kesintisiz bu sesler, Doğan Bey’in uykularını kaçırmaya yetti de, arttı bile. Hızla doğruldu. Tıklamanın geldiği pencereye koştu. Gözlerine inanamadı. Evet yanlış görmüyordu uzaklarda hep kendine name taşıyan ulak güvercin karşısındaydı. Guguklayarak ha bire dönüp duruyordu. Vakit kaybetmeden güneşte kavrulmuş ahşap çerçeveli tek bir cam parçadan oluşan pencereyi açtı. Ulak, aşina olduğu gurbet arkadaşının eline çıkıverdi. Doğan Bey, şefkatle parlak tüylerle kaplı tepeciğine bir öpücük kondurdu. “Hey be vefakâr arkadaşım ne arıyorsun buralarda?” diye söylendi. “Beni kandırmaya mı geldin hey be yaramaz? Hadi söyle! Hadi!”

Çok hatıraları olan bu güzel hayvancıkla konuşurken ayaklarındaki nameye gözleri takıldı. “Canım sen boşuna onca yolu katetmedin. Anlat sen benim külahıma. Ah, ben o vezirlerin yerinde olsam… Size gık........

© Türkiye