Hürmüz tıkandı, Ceyhan uyandı
2026 yılının şubat ayından bu yana süregelen Hürmüz Boğazı krizi ve ABD'nin uyguladığı askerî abluka, küresel çapta petrol fiyatlarının 100 dolar sınırını zorladığı yıkıcı bir enerji krizini tetikledi... Ancak resmin bütününe bakıldığında, Washington'ın bu krizi göze almasının arkasında yapısal enerji stratejilerine dayanan birden fazla derin sebep yatıyor. Krizin fitili, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları ve ardından İran'ın Boğaz'ı kapatma hamlesiyle ateşlenmişti. O tarihte 71 dolar olan brent petrol bugün 95 dolara çıkarak 7 ayda yüzde 33 yükselmiş durumda.
Donald Trump yönetiminin İran limanlarına karşı başlattığı deniz ablukasının birincil askerî-siyasi hedefi, Tahran'ın can damarı olan petrol ihracatını sıfırlayarak ülkeyi ekonomik olarak felç etmek. Kriz ilk bakışta tüm dünyayı sarsıyor gibi görünse de, fiziksel arbitraj mekanizması sayesinde Amerikan enerji şirketlerini dünyanın en büyük nakit makinesine dönüştürdü. ABD merkezli küresel petrol devleri (genellikle kamuoyunda "Big Oil" olarak adlandırılan ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips gibi şirketler son dönemde kârlarını jeopolitik çatışmalar, küresel tedarik krizleri ve yüksek rafineri marjları sayesinde ikiye, hatta üçe katlayarak tarihî rekorlar kırdı...
Küresel petrol fiyatları........
