Mesele sandığımızdan çok büyük!..
Bakalım çocuklarımıza yönelen bunca tehdit ve tehlikeleri, toplum olarak doğru dürüst tartışabilecek miyiz? Tartışma tek başına hiçbir şey elbet. Sahi, doğru ve yeterli tedbirleri de gecikmeden alabilecek miyiz?..
Yaşları henüz 10-11 mertebesinde olan küçücük çocukların sıra sıra dizilmiş tabutlarını izlerken insanın nutku tutuluyor… Daha ömrünün baharındaki bu masum yavruları hayattan koparan caninin de yalnızca 14 yaşında olduğu acı gerçeği karşısında, insan büsbütün dehşete kapılıyor!.. Evet, yalnızca 14 yaşındaki bu ‘çocuk’ nerede ve nasıl böyle bir canavara dönüştü? Meydana gelen saldırılara bakılırsa, dünyada ve ülkemizde böylesi çocuk canavar sayısının maalesef az olmayabileceği ürkütücü bir gerçek… Sosyal medya platformlarında, bastırılamamış sapkın duygularını ifşa etmekten kaçınmıyorlar. Aile efratlarından yola çıkarak nihayet bütün toplumu “düşman” belleyen, topyekûn bir zehirli birikimle her an büyük felaketlere kapı aralamaya aday bu yaratıkları, kontrol altına almak ne derece mümkün? Kahramanmaraş, Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulunu kana bulayan İsa Aras Mersinli’nin sosyal medyadaki ifşaatı, bu meselenin ne kadar derin ve vahim olduğu yolunda yeterince fikir veriyor… Kısacası bu mesele düşündüğümüzden ve tahmin ettiğimizden çok daha ciddi. Bu mesenin aile boyutu var, okul boyutu var, cemiyet boyutu var, devlet boyutu var ve dahi devletlerarası boyutları var… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği üzere, yüreğimize kor ateşi düşüren son olaylarla birlikte, yeniden yüzleştiğimiz bu vahim meseleyi doğru dürüst tartışabilecek miyiz? Tartışma tek başına bir şey ifade etmiyor şüphesiz. Tedbirlerini de daha fazla gecikmeden hayata geçirebilecek miyiz?
Bu noktada fert, cemiyet, siyaset ve devlet olarak çok büyük sınavlarla karşı karşıyayız… Bu mesele millî bir mesele ve dolayısıyla milletçe ele alınması gereken, herhangi bir şekilde siyaset........
