Doğanın serenat ustaları: Bülbüller!
Bursa civarındaki bir kamp alanında ailece kalmakta olan eski komşum Murat Taşkeser'le haberleşiyoruz. Telefonda beni kampa davet ediyor; "Bu günlerde ortalık bambaşka, her taraftan bülbül sesleri geliyor. Müthişler... Gelip dinlemelisin. İlk defa böyle oluyor, bülbüller buraya akın etmişler sanki." diyor. Ve ilave ediyor; "Ben seslerini pek ayırt edemem ama, burada bilen arkadaşlar var. Onlar söylüyorlar, bunlar bülbül diye..."
Murat Taşkeser "bülbül sesleri" dediğinde yüreğim hopluyor. Bursa Ertuğrulgazi Kaplıkaya bölgesindeki karaçalılardan geçilmeyen taşlıklarında yıllarca dinlediğim bülbül sesleri aklıma geliyor, karabalıkçı günlerim aklıma geliyor, o müthiş, görkemli günler aklıma geliyor, yüreğim kabarıyor, göğsüm genişliyor, Uludağ'ın artık tarih olmuş berrak soğuk pınarları ve gürül gürül akan dereleri, o derelerin kırmızı benekli alabalıkları aklıma geliyor. Telefonu kapattıktan sonra kalakalıyorum, meditasyona girer gibi... Bir süre sonra kendimi toparlayıp eski komşumu tekrar arıyorum ve bülbül ötüşünün nasıl olduğunu tarif ediyorum; gece ve bilhassa sabaha karşı mı öttüklerini soruyorum. "Evet" cevabı ardından, kamp sakinlerini başlangıcında ıslığı andıran aralıklı ses çakışlarıyla, sonradan armoni harikası, rengarenk şakırdamalarıyla........
