Sonny Rollins: Saksafonun kralı
Geçen ay 95 yaşında kaybettiğimiz caz müziğinin gelmiş geçmiş en büyük saksafoncularından biri olarak kabul edilen Sonny Rollins tıpkı John Coltrane veya Charlie Parker gibi enstrümanının olanaklarını devrim niteliğinde zorlayan bir müzisyendir. Saksafon Devi lakabıyla anılan sanatçı teknik becerisinin yanı sıra aynı derin mizah anlayışıyla, keskin zekasıyla ve sonsuz yenilik arayışıyla dikkat çeken bir caz efsanesidir.
Theodore Walter Rollins 1930'da Harlem’de doğdu. Lise yıllarında tenor saksafona geçiş yaptı ve kısa sürede Thelonious Monk, Miles Davis ve Bud Powell gibi ustalarla çalmaya başladı. Henüz 19 yaşındayken efsanevi vokalist Billie Holiday ile kayıt yapacak kadar yeteneğini kanıtlamıştı.
Onu diğerlerinden ayıran en büyük özellik bir melodiyi alıp onu sökerek her notasını alternatif armonik yapılarla ve ritmik varyasyonlarla yeniden inşa etme yeteneğidir. Çoğu cazcı akor dizilimleri üzerinden solo üretirken Rollins seçtiği basit bir motifi alır, evirir, çevirir, ritmiyle oynar ve bir heykeltıraş gibi yeniden şekillendirir.
1956'da kaydettiği Saxophone Colossus albümü caz tarihinin en önemli başyapıtlarından biridir. Bu albüm onun bir besteci ve bir doğaçlamacı olarak zirvesini temsil eder.
Köprü ve içe dönüş yılları
Sonny Rollins'in kariyerindeki en ilginç dönemlerden biri 1959'da üç yıllığına müzik dünyasından tamamen çekilmesidir. Ünün getirdiği baskılardan bunalan, madde bağımlılığından kurtulmaya çalışan Rollins komşularını rahatsız etmemek için gece geç saatlerde New York'taki Williamsburg Köprüsü'ne gidip saatlerce rüzgar ve trafik gürültüsü eşliğinde saksafon çalar. Bu inziva dönemi onun müzikal ve kişisel olarak yeniden doğmasını sağlar.
Sonny Rollins hiçbir zaman olduğu yere çakılıp kalmaz. 1960'larda serbest cazdan etkilenir, 70'lerde ve 80’lerde funk ve dünya müziği öğelerini müziğine katar.
Rollins'in mirası sadece bıraktığı kayıtlarla sınırlı değildir. Kendine özgü sarkık omuzlu duruşu, parmaklarının akıl almaz hızı ve doğaçlamalarındaki akıllı kurgu müzikseverleri etkilemiştir. O cazı sürekli bir keşif, özgürlük ve ifade biçimi olarak görmüştür.
Sonny Rollins: St. Thomas
Rollins denince ilk akla gelen, en neşeli ve popüler melodidir. Parça annesinin doğum yeri olan Virgin Adaları’na ve Rollins'in çocukluğunda evde sıkça dinlediği Karayip ritimlerine bir saygı duruşudur.
Karayip kökenli melodilerle cazı birleştiren parça neşeli ve enerjik atmosferiyle hemen dikkat çeker. Rollins'in doğaçlamaları son derece yaratıcıdır. Basit bir melodiyi sürekli yeni fikirlerle dönüştürür ve yeniden yaratır.
Şarkı ikonik bir davul girişiyle açılır ve ardından Rollins o ünlü kalipso ezgisini üfler. Rollins’in dehası bu kadar basit ve akılda kalıcı bir halk ezgisini alıp onu hard-bop dünyasının en sofistike ve zekice kurgulanmış doğaçlamalarından birine dönüştürmesidir. Dinlerken içinizi açan, dans etme isteği uyandıran bir caz anıtıdır.
Sonny Rollins Quartet: Moritat (Mack the Knife)
Sonny Rollins’in en iyi albümü olan Saxophone Colossus’ta yer alan Moritat (Mack the Knife) Almanya'nın karanlık sokaklarından çıkan bir şarkının Amerikan cazının güneşli ama karmaşık dünyasında nasıl yeniden doğduğunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Moritat sözcüğü orta çağ Alman edebiyatında cinayet şarkısı anlamına gelen bir terimdir. Moritat 1928 yapımı Üç Kuruşluk Opera için........
