menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gökyüzünde “dijital hayaletler”: GPS manipülasyonu Basra Körfezi üzerindeki uçuşları aksatıyor

13 0
24.03.2026

ABD-İsrail koalisyonunun İran'a açtığı savaş sonrasında, Basra Körfezi ve Arap yarımadası üzerinde uçan sivil uçaklar, garip ve tehlikeli bir olguyla karşılaşıyor. Navigasyon sistemleri var olmayan uçakları gösteriyor. Uzmanlar, bunu GPS manipülasyon (spoofing) olarak değerlendiriyor. Başka deyişle bu, sivil havacılığı etkileyen gelişmiş bir siber-elektronik saldırı türü.

GPS manipülasyonu, navigasyon sistemlerini aldatmak ve yanlış konum hesaplamalarına neden olmak için sahte uydu sinyallerinin iletilmesiyle gerçekleşir. GPS'i tamamen engelleyen basit sinyal karıştırmanın aksine, manipülasyon aldatmaya dayalı. Yani, sistem "yanlış verilerle" çalışıyor. Uzmanlar bunu “dijital hayalet” olarak tanımlıyor. Pilotlar ve uçak içi bilgisayarlar için tamamen gerçek görünen, sahte bir gerçeklik, büyük bir risk.

Körfezde siber-elektronik saldırı mı, karşılıklı strateji oyunu mu?

Örneğin dün gece, Körfez üzerinde uzun süre uçan 5 isimsiz uçak görüldü. Bu uçuşları aşağıdaki -dün gece FlightRadar'dan alınmış- bir görüntüden görebilirsiniz.

Gerçi bu görüntü için yoğun askeri ve sivil trafik olan yüksek nem içeren bölgede, güçlü elektronik ortam yani çok sayıda ADS-B sinyali olması nedeniyle "izleme hatası (tracking glitch)" ya da çoğaltılmış sinyal iddiası da var. Askeri uçaklar ADS-B yayını yapmaz ya da maskeler ama burada bu kadar net ve toplu halde görünmeleri normal mi?

İlaveten aşağıya bakarsanız, bugün yine 1 uçak gözüküyor ve dikkat ederseniz, körfezde adeta devriye turu atmış (mavi iz). Meşhur HARG adasının biraz ilerisinden geçiyor.

İlk haritaya dönersek aynı bölgede kümelenmiş, benzer hızda görünen, genellikle askeri uçakların kullandığı şekilde N/A etiketi taşıyan uçakların ya da tersine İranlıların birbirine saldırı düzenlemedikleri anlaşılıyor. Neden acaba?

Bakıldığında, adeta karşılıklı bir strateji oyunu oynuyorlar gibi. Belki karşılıklı birbirlerini tartıyorlar ya da ABD-İsrail koalisyonu, İran'ın hava savunma sistemlerinin yerini anlamaya çalışıyor olabilir. Uçaklar, İran radar aktivasyonunu "kışkırtmak" ya da sinyalleri toplamak ya da cevap süresini test etmek gibi nedenlerle, belirli düzende uçuyor olabilir.

Sahte sinyal olaylarındaki artış, Orta Doğu'daki elektronik savaş faaliyetleriyle yakından bağlantılı. Askeri sistemler, insansız hava araçlarını, füzeleri ve düşman navigasyon sistemlerini karıştırmak için ya da hava savunma sistemlerinin yerini tespit, İran radar emisyonlarını tespit etmek, hava savunma sistemlerini haritalamak (SAM'ler, S-300, vb.), frekansları tespit etmek, tepki sürelerini belirlemek, istihbarat, keşif, gibi amaçlarla sahte sinyaller kullanıyorlar.

GPS manipülasyonu nasıl meydana getirilebiliyor?

GPS, Dünya yörüngesinde bulunan uydulardan zayıf sinyaller alarak çalışır. Bu sinyaller nispeten zayıf olduğundan, yerden iletilen daha güçlü sinyaller tarafından bastırılabilirler. Sahte sinyal sistemlerini ele geçirenler, gerçek GPS sinyallerine özdeş sahte sinyaller üreterek, güçlerini kademeli olarak artırarak ya da alıcıyı "ele geçirerek" sahte sinyale kilitlenmesini sağlayarak bu açığı kendi lehlerine kullanabilirler.

Bu gerçekleştiğinde, bir uçak, rotasından kilometrelerce sapmış gibi görünebilir ya da kısıtlı hava sahasına girmiş gibi görünebilir. Yanlış irtifa veya zamanlama verileri gösterebilir. Bazı bildirilen vakalarda, körfez üzerinde uçan uçaklar aslında güvenli rotalarda kalırken, İran üzerinden uçuyormuş gibi görünüyor.

Bunun denizcilik alanındaki örneğini 2022'de de "kaos bölgelerinde sahte gemiler" başlığı ile haber yapmıştık. O zamanki bilgilere göre, izinsiz balıkçılık ile ilgili konular gündemdeydi. Ama kaosun en büyüğü tabii ki savaşlar.

Havacılık için riskler

Modern uçaklar, GPS'e büyük ölçüde bağımlıdır. GPS Amerika'ya ait global konumlandırma sistemidir. Askeri amaçla geliştirildi ve zaman içinde sivil kullanıma açıldı. Ama ABD bunu zaman zaman kapatıp, açmakta ya da yanlış yönlendirme için kullanabiliyor. Örneğin ülkemizin PKK operasyonları sırasında bölgeye yönelik sinyalleri kapatabilmekte ya da Bosna savaşında Avrupa Birliği tarafından kullanılan silahları, navigasyon doğruluk oranı ile oynayarak yanıltmışlığı var.

GPS sisteminin karşısında Rusların (Glonass) ve Çinlilerin (Beidou) sistemleri mevcut. Avrupa'nın Galileo sistemi ise çok uzun sürede kuruldu (ABD'nin çeşitli engellemeleri ile karşılaştı). Şu anda 23 uydu ile çalışıyor.

Diğer yandan İran, 250 kilometreye kadar uzaktaki sinyalleri bozabilen Cobra V8 gibi yerli teknolojiyi konuşlandırdı. Bu araçlar düşman füzelerini ve insansız hava araçlarını kör etmek için tasarlanmış olsa da, ayrım yapmıyor. Yani Orta Doğu şu anda gezegendeki en gelişmiş elektronik savaş sistemlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.

Uçaklar GPS'i navigasyon ve rota belirlemede (yani yolunu bulmada), yakıt verimliliği ve hassas iniş sistemleri için kullanıyor. Ama sahte sinyal gönderildiğinde, pilotlar, aletli navigasyona mı yoksa manuel navigasyona mı güveneceklerine karar vermek zorunda. Çünkü yanlış sinyallerle, uçaklar, kısıtlı veya askeri bölgelere girme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Sahte sinyal göndermenin tek başına bir kazaya neden olması öngörülmese de, uzmanlar bunun zincirleme arızalara ve kokpitte tehlikeli karışıklığa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Sonuç olarak, ortak hava sahasında "dijital bir savaş sisi" oluşuyor.

Bugünlerde BAE, Suudi Arabistan, Katar, Umman, Kuveyt ve tabii ki Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile İran üzerinde de GPS manipülasyonu (spoofing) ve dolayısıyla “dijital sis”den bahsediliyor.

Savunma sistemleri gelişiyor, ancak GPS manipülasyonu konusunda zorluk önemli olmaya devam ediyor. Yeni sistemler sinyal gerçekliğini doğrulamaya çalışıyor. Çoklu sistem navigasyonu (GPS + yer tabanlı sistemler) birlikte kullanılabiliyor. Pilotlar da anormallikleri tespit etmek ve yedek araçlara güvenmek üzere eğitiliyor. Ancak yine de, sahte sinyaller meşru görünmek üzere tasarlandığı için tespit edilmesi zor olmaya devam ediyor.

Bu nedenle sivil pilotlar, eski tip yer tabanlı radyo işaretlerini ve hatta fiziksel haritaları kullanmak üzere eğitiliyor. Elektronik savaş sisi yoğunlaştıkça, binlerce yolcunun güvenliği artık mürettebat üyelerinin, onları bir savaş bölgesine götürmeden önce dijital bir yalanı tespit etme yeteneğine bağlı. Başka deyişle, elektronik savaş çağında, en büyük tehdit pilotların gördükleri değil, aletlerinin onlara gerçek olduğunu söylediği şey olabilir.


© T24