menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UTANMADIK… YORULDUK AMA YILMADIK

10 0
13.04.2026

Bir zamanlar insanın yüzü kızarırdı. Bir sözden, bir bakıştan, bir hatadan… İçinde bir yer sızlardı. Çünkü utanmak, insanın kendine koyduğu son sınırdı.

Şimdi o sınır inceldi. Belki kaybolmadı… ama bulanıklaştı.

Biz garip bir yerdeyiz artık. Utanmıyoruz kesinlikle… Ama yorulduk.

Çünkü insan sadece yanlış yapmaktan yorulmaz. Görmekten yorulur. Bilmekten yorulur. Duymaktan yorulur. İçine atıp susmaktan yorulur.

Her gün biraz daha şahit olup, hiçbir şey yapamıyormuş gibi hissetmekten yorulur.

Eskiden “ar damarı çatlamış” denirdi bazıları için. Şimdi mesele sadece utanmazlık değil… Mesele, utanması gerekenlerin yorulmaması, yorulanların ise susmak zorunda kalması.

Çünkü bir insan, yanlışı yapmaktan çok yanlışa sessiz kalmak zorunda bırakıldığında yorulur.

İçinde bir ses vardır hala. “Bu böyle olmamalı” diyen… içini kemiren… Ama o ses her susturulduğunda, insan biraz daha eksilir.

İşte tam burda unutulan bir şey vardır;

Bir zamanlar bir kelime vardı; iki heceydi ama bir insanı ayakta tutardı.

Sadece bir uyarı değildi bu… Bir sınırdı. İnsanın kendine çektiği son çizgi. Kimse görmese bile, insanın kendine “buraya kadar” dediği yerdi.

Şimdi o ses kısık. Belki tamamen susmadı…........

© Sonsöz