BİR DEĞER NASIL YOK EDİLİR?
Ağaç yaşken eğilir derler. Ama çoğu zaman gözden kaçar. Eğilen sadece ağaç değildir; zamanla bir toplumun yönü de eğilir. Bu değişim bir anda olmaz. Sessizce olur, yavaşça olur. Damlaya damlaya göl olur. Bugün bir reklamla başlar, yarın bir alışkanlığa dönüşür, ertesi gün bir bakış açısı gibi yerleşir. Ve sonra bir bakarsın ki gerçek ile kurgu yer değiştirmiş; insan gördüğünü değil, gösterileni gerçek sanmaya başlamıştır.
Görünen köy kılavuz istemez. Aslında her şey ortadadır ama mesele artık görmek değil, fark edebilmektir. Çünkü bu çağın dili açıktan konuşmaz; ima eder, hissettirir, alıştırır. Hiç kimse çıkıp “şöyle yaşa” demez. Bunun yerine hikayeler kurulur, duygular işlenir, kelimelerin içi usul usul yeniden doldurulur. Ve en çok da en güçlü kelimeler hedef alınır.
Bir gün gelir, “anne” dediğin şey bir bağ olmaktan çıkar, bir tanıma indirgenir. Oysa anne dediğin; gecenin en derin yerinde uykusunu bölüp nefes dinleyen, kendi hayatından vazgeçip başka bir hayatı büyüten görünmez bir emektir. Aile dediğin ise sadece bireylerin toplamı değildir. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Aile, birbirine yaslanan insanların kurduğu sessiz bir dayanaktır. Ama modern zamanın ince aklı bunu bilir ve tam da buradan başlar. İnsanı........
