menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hizbul-NATO

91 0
27.06.2026

Şimdiki İslamcıların mirasçısı olduklarını iddia ettikleri Adnan Menderes iktidarının ilk yıllarında Kore’ye asker gönderme kararı aldı. “Amerika’yı yalnız bırakamazdık” diyerek savundu kararını. Karşılığında NATO’ya dâhil olmuş, Dünyada “büyük bir güç” olarak anılmaya başlanmıştık. “Büyük güç” olmanın bedelini 717 ölü, 2246 yaralı, 16 kayıp ve 219 esir vererek ödedik.

Emperyalizme elini kaptırmışsan kolun yerinde mi diye endişelenmeyeceksin. Ülke, Menderes’in o kararının ardından Amerikan üslerine açıldı, Amerikan ordusu gelip topraklarımıza yerleşti. Sonra bizim orduyu da NATO ordusuna dönüştürdü. Komünizmi, Sovyetleri, kendi halkını düşman belletti. Arkasından İMF geldi, Dünya Bankası geldi, AB geldi, uluslararası şirketler geldi, çok uluslu bankalar geldi.

Bizim İslamcılar bir bakıma Menderes’in o kararının getirisidir. Cumhuriyetin çatlaklarında yeşerdiler, ABD’nin ve NATO’nun kucağında beslenip kök saldılar. İflah olmaz birer antikomünist ve azılı birer “moskof” düşmanı oldular. Zorunlu din dersleri, imam hatipler, kuran kursları, tarikatlar emperyalizmle İslamcı arasındaki o ortak amaç sayesinde hortlayıp yerleşti. Gericilik NATO’nun, ABD’nin, AB’nin, uluslararası şirketlerin, bankaların açtığı yoldan ilerledi. 

Böylece bir başlangıç saptamış oluyoruz. İslamcı hareketin modern tarihi devletin kucağında, Komünizmle Mücadele Derneklerinin yamacında başlar. İslamcımız, üzerinize afiyet, doğuşundan itibaren İngilizci, Amerikancı ve Almancıdır. 19. yüzyılın sonundaki Osmanlı-Rus harbinden bu yana asıl düşmanını “Moskof” olarak belirlemiştir. Çünkü Nakşi-Halidiler o savaşta zarar görmüştür. Çar’ın alaşağı edildiğine, yeni bir dünya kurulduğuna aldırmazlar haliyle. Moskof Moskof'tur.

12 Eylül öncesinde toplaşıp yürürlerdi. Yine böyle şalvarlı, takkeli, çok sakallı ve az bıyıklıydılar. Gözde sloganları, “Tip tip tipsizler, Allahsız Komünistler, Amerika gitsin Rusya mı gelsin? Şeriat şeriat!” şeklindeydi. Öyle ya, Amerika giderse Rusya gelmez mi? O halde? En iyisi Amerikancılık… Kaldı ki cihatçılık da, ümmetçilik de nihayetinde Müslümanları İngilizlere ve Ruslara karşı kışkırtmak üzere bulunmuş bir Alman icadı değil mi?

Yalnız laik devlette bu süne zararlılarını oturtacak yeni bir kucak lazım olmuştu. İslamcıları saran o kucak Özel Harp Dairesi’dir. Biliniyordu, Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin doğruladı, Fethullah Gülen ve Mehmet Şevket Eygi, ta 1959’da Özel Harp Dairesi içinde görevlendirilmişti. İslamcılığın iki önemli sembolüdür. Devletin bu süne zararlılarını kontrol etmesi gerekiyormuş, devlet içine alıp kontrol etmezse ABD kontrol edermiş. Pekin’in gerekçesi böyle. Devletin kontrolüne girdiler, sonra devleti kontrol etmeye........

© soL