Dokuzuncu cennetin ikinci İdris’inin portresine giriş
II. Bayezid devri dahil ilk sekiz padişah dönemini içine aldığı için “Heşt Bihişt” adıyla ünlendi. Yazarı, eserin giriş kısmında, II. Bayezid’in herkesin rağbet edeceği “belâgatlı, zarif ve latif” bir tarih kitabı yazmasını emretmesi üzerine yazmaya giriştiğini not ediyor. Otuz ay çalışmış, tamamlayınca, karşılığında 50 bin akçe ücret aldığı biliniyor. Ayrıca her cüzünü, bölüm, yazdıkça padişahın ihsanlarına mazhar olmuş. Yazarlık o devirde çok karlı bir iştir.
Ancak beklentisinin daha büyük olduğunu anlıyoruz. Sonradan kitaba bir “şikâyetname” ekliyor, kendisine yapılan vaatlerin yerine getirilmediğinden yakınıyor. Siparişi veren II. Bayezid kendisine sunulan kısımları okumuş, beğenmiş, fakat kitabı görenler bazı eksiklikler ve hatalar olduğunu, İran hükümdarlarının çok övüldüğünü, belagate fazla önem verilip gereksiz yere sözün uzatıldığını belirterek padişahın aklını çelmiş. Padişah da vaadini yerine getirmeyip küçük bir tahsisat vermekle yetinmiş. İddiası böyle. Fitne hep var.
Fakat yazar da boş durmuyor, işi padişahı tehdit etmeye vardırıyor. Mekke’ye yerleşince II. Bayezid’e gönderdiği bir mektupta, herkesin çok beğendiği kitabına yazacağı dibacede, önsözdür, kendisine yapılan haksızlıklara değineceğini, hatta Mekke’ye gelen tanınmış kimselere bu kısmın bir kopyasını verdiğini, böylece herkesin bundan haberdar olduğunu haber veriyor.
Tehditle sonuç alıp almadığını bilmiyoruz. Diyanet’in İslam Ansiklopedisi’ne göre Sofu Bayezid ölüp Yavuz Sultan Selim hükümdar olunca Heşt Bihişt’e yeni bir önsöz ekleyerek eserini ona takdim ediyor. Ondan ne ücret aldığını bilemiyoruz
İdris-i Bitlisi’nin en bilinen eseri Heşt Bihişt, Türkçesiyle Sekiz Cennet, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan II. Bayezid devri sonlarına kadar gelen umumi bir Osmanlı tarihi. Anlaşılacağı gibi her cennet bir padişahın dönemine denk düşmektedir. Yazdığı tarihe göre Osmanlı tarihi bir cennetler tarihidir. Rastlantıya yer yoktur, “bihişt” aynı zamanda “uçmak” anlamındadır. Tabii bütününü yabana atamayız; II. Bayezid devrinin sonu, Osmanlının yaşadığı Kızılbaş tehlikesi, şehzadeler kavgası, Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışı ve saltanatı hakkında önemli bilgiler içeriyor. Değerli olan kısmı yukarıdaki itiş kakışlardan ve dedikodulardan ibarettir.
Geri kalanın “Neşri Tarihi” türü önceki kroniklerin bir kopyası ve tekrarı olduğunu biliyoruz. Bu bir kusur değil tabii. Osmanlı kronikleri birbirlerinin kopyasıdır. Hoca Sâdeddin Efendi de “Tâcü’t-tevârîh”ini yazarken büyük ölçüde Heşt Bihişt’i kaynak olarak kullanmış, tekrar etmiştir. Heşt Bihişt, edebi üslubu, latife ve şiirlerle süslenmiş olması ile diğerlerinden ayrılmaktadır. Tarih bilgisi bunların eki olarak iş görmektedir. Haliyle sekiz cennet birkaç Osmanlı tarihçisinin uydurmasından ibarettir. Sultanlar ücretini vermiş ve uydurmalarını istemiştir, İdris-i Bitlisi en becerikli uydurukçularımızdan birisidir.
16. yüzyıldan bugüne bakıyoruz, bir bağ kurmaya çalışıyoruz. Becerikli yazar İdris aynı zamanda........
