menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İktisat ile Hısset Arasındaki İnce Çizgi

3 0
previous day

İnsan hayatında birbirine çok benzeyen, fakat mahiyetleri itibarıyla birbirinden tamamen farklı bazı ahlâkî tavırlar vardır. Dışarıdan bakan iki insanın aynı davranışı sergilediğini zannedebilir; hâlbuki o davranışların beslendiği niyet ve mana dünyası birbirinin tam zıddı olabilir.

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, İktisat Risalesi'nin Altıncı Nüktesi'nde bu hakikati tevazu ile tezellül, vakar ile tekebbür ve nihayet iktisat ile hısset arasındaki fark üzerinden ortaya koyar:

“Tevazu, nasılki ahlâk-ı seyyieden olan tezellülden manen ayrı ve sureten benzer bir haslet-i memduhadır. Ve vakar, nasılki kötü hasletlerden olan tekebbürden manen ayrı ve sureten benzer bir haslet-i memduhadır.”

Buradaki anahtar ifade, “manen ayrı ve sureten benzer” sözüdür.

SURET AYNI OLABİLİR, MANA DEĞİŞİR

Tevazu sahibi insan kendisini başkalarından üstün görmez. Fakat bu, şahsiyetini ayaklar altına aldırması demek değildir. Tezellül ise insanın kendisini zillete düşürmesidir.

Vakar sahibi insan ağırbaşlıdır, izzetini muhafaza eder; fakat başkalarını küçük görmez. Tekebbür sahibi de dışarıdan ağırbaşlı görünebilir. Fakat onun tavrının altında kendisini üstün görme hissi vardır.

Üstadımız aynı ölçüyü iktisat ile hısset arasına da koyar:

“Ahlâk-ı âliye-i Peygamberiyeden olan ve belki kâinattaki nizam-ı hikmet-i İlahiyenin medarlarından olan iktisad ise, sefillik ve bahillik ve tama'kârlık ve hırsın bir halitası olan hısset ile hiç münasebeti yok. Yalnız, sureten bir benzeyiş var.”

Demek ki iktisat ile hısset, dışarıdan birbirine benzeyebilir. Her ikisinde de insan parasını gelişi güzel harcamaz. Fakat hareket noktaları tamamen farklıdır.

İktisat, nimetin kıymetini bilmektir.

Hısset ise malın elden çıkmasına tahammül edememektir.

İktisat şükürden, hikmetten ve nimete hürmetten beslenirken; hıssetin arkasında cimrilik, tama', hırs ve mala aşırı bağlanma bulunabilir.

KIRK PARANIN HESABINI YAPAN, İKİ ALTINI VEREN SAHABÎ

Üstadımız bu ince farkı, Abdullah İbn Ömer'in (r.a.) hayatından son derece çarpıcı bir hâdise ile izah eder.

Hazret-i Ömer'in (r.a.) oğlu Abdullah İbn Ömer (r.a.), bir gün çarşıda alışveriş yaparken kırk paralık bir mesele için satıcıyla şiddetli bir münakaşa ve pazarlık eder.

Onun bu hâlini gören bir sahabî hayret eder.

Çünkü karşısındaki insan sıradan biri değildir. Abdullah İbn Ömer, Resûlullah'ın (asm) terbiyesinde yetişmiş, sahabenin meşhur âlim ve âbidlerinden biridir. Böyle bir insanın kırk para için bu kadar hassas davranması ilk bakışta anlaşılmaz görünmektedir.

Fakat biraz sonra çok........

© Risale Haber