Farklı Mezheplerin Rahmet Oluşu
İslam Dini mensuplarının zamanla farklı mezheplere bölünmesi, pek çok kişi tarafından zor anlaşılır bir meseledir. Zira Kuran'ın pek çok ayeti Müslümanları ihtilaftan, ayrılıktan menetmiştir. Mesela şu ayetlere bakalım:
"(Ey iman edenler) Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin..."[1]
"Dini doğru tutun ve onda tefrikaya düşmeyin!"[2]
Bunlar gibi ayetlerde yasaklanan ihtilaf ve ayrılık, dinin füruatıyla değil usulüyle ilgilidir. Mesela namaz için abdest dinin esasından, abdestte tertibe riayet dinin füruatından bir meseledir.
Hz. Peygamber şöyle buyurur: "Ümmetimin ihtilafı rahmettir"[3]
Bu hadis, fıkhi ihtilaflar noktasında değerlendirilmiştir.[4] Her ne kadar bunun hadis olmadığını iddia eden ve "şayet ihtilaf rahmetse, ittifakın bir azap olması gerekir” diyenler olmuşsa da İslam âlimleri genelde üstteki hadisi sahih bir mananın tercümanı olarak kabul etmişlerdir.
Dinde ihtilaf üç kısımdır:
1-Allahın varlığında ve birliğinde ihtilaf. Bu ihtilaf, küfürdür.
2-Allahın sıfatları ve meşietinde ihtilaf. Bunlarda ihtilaf, bid'attır.
3-Muhtelif vecihlere ihtimalli olan füruatta ihtilaf. Bu ise ümmete bir rahmettir. Hadisten murat da budur.[5]
Fıkhî ihtilaflar asılda değil, füru'dadır. Bu ise bir tahyir ve tevsi'dir.[6] Keza, bir tahfiftir. Yani bir genişlik, bir hafifliktir. Mükellef kişi, bu farklı fetvalardan biriyle amel edebilir.
Allah dileseydi Kitabını te'vile ve yoruma ihtiyaç kalmayacak bir şekilde indirirdi. Fakat o zaman imtihan olmaz ve insanların dereceleri ortaya çıkmazdı. Kimin basiretli kimin aciz, kimin âlim kimin cahil olduğu bilinmezdi.
Hayreddin Karaman fıkhi farklılıkların iki faydasına dikkat çeker:
1-Bunlar sayesinde İslam Hukuku bir kurum ve müessese olarak gelişmiş, zenginleşmiştir.
2-Devlet ve ferdin karşısında tek yol ve tek çözüm yerine -duruma göre alınıp uygulanabilecek- alternatifler oluşmuştur.[7]
Mesela, "karşı cinsin tenine değince abdestin bozulması" şeklindeki İmam Şafiînin içtihadı, günümüz........
