Şirazlı Sadi’den taraflara nasihat
“Düşmanı güçle ve silahla yok etme imkânı kalmamışsa ona bağış ve ikramda bulunarak, sevgi ve saygı göstererek fitne kapısını kapamak gerekir.
Düşman askerine zarar vermek için, kale çevresine demir diken değil, altın dök. İyilik keskin dişi köreltir, kesmez hale getirir.
Güler yüzlülükle dünyayı dize getirebilirsin.
Düşmanı az diye küçümseme, dikkatli ol. Sel, yağmurun damla damla birikmesinden oluşur.
Güçsüz diye küçümseme, düşmanlığındansa dostluğu yeğdir.
Düşmanı dostundan çok olan, sevenlerini üzer, sevmeyenlerini sevindirir.
Senden güçlü olana saldırma. Neşter yerine yumruk vurulmaz.
Senden zayıf olanı ezmek için heveslenme. Güçsüze güç gösterisinde bulunmak yiğitlik değildir.
Aslan pençeli de olsan barış, savaştan iyidir.
Barışı sürdürme imkânı kalmamışsa kılıç kınından çıkar. Barış isteyen düşmandan yüz çevirme, sen de sulh elini uzat. Fakat bir kez savaşa karar verdiysen, geri dönme. Savaştan geri çekilen hasmın olsun, bu senin onurunu artırır.
Savaşı düşman ister de cenk, ayağını üzengiye koyarsa, Allah kıyamette senden hesap sormaz.
Kindar kimseye dostlukla yaklaşmak yanlıştır.
Nefreti üzerinde olanlara karşı savaşa hazır ol.
Alçak olana yumuşaklık ve tatlılıkla yaklaşırsan gururunu artırır, ona zarar vermiş olursun. Bu durumda safkan Arap atlarıyla, savaşçı ve cengaver askerlerinle düşmanın tozunu havaya savur.
Hasmın, eşiğine yüz sürer, senden dostluk ve barış isterse geri çevirme. İçinden kini ve öfkeyi çıkar at. Akıllı ve ölçülü bir tutumla sana yaklaşana kızgın ve sert bir şekilde karşılık verme.
Aman dileyene bağışta bulun, fakat hilesinden emin olma.
Yaşlılara danış.........
