‘Yeni Dünya Sohbetleri’ Bâbıâli'de başlıyor
30. Yılını idrak eden Yeni Dünya Vakfı, Cağaloğlu’nda ilim, fikir, kültür ve sanat merkezli “Yeni Dünya Sohbetleri”ni başlatıyor.
Osmanlı’da sivil toplum kuruluşları, yani vakıflar çok önemlidir. Birçok hizmeti üstlenmişlerdir. Sosyal hayatta, kültürel alanda ve muhtelif konularda önemli roller üstlenmiş, çalışmalar yapmışlardır. Resmî kurumlar değil vakıflar, sivildir. Esasen sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük esastır. Bu vakıflarda, derneklerde para pul beklenmez, istenmez. Halktan para istenmez, aksine ihtiyacı olana yardım edilir. Zaten bugün de birçok doğru, güvenilir ve hakikatli vakfın harcında bu iyi niyet, samimiyet ve ihlas yatıyor. Yeni Dünya Vakfı da onlardan biridir. Güzel faaliyetlerin temelinde bu güzel bakış ve yürek sevdası yatıyor. Bu yıl 30. Yılını idrak eden Yeni Dünya Vakfı da böyle idealist insanların kurduğu ve yaşattığı bir ilim, irfan, kültür ve medeniyet mahfili, ocağıdır. Cağaloğlu’nun merkezindeki Hasan Paşa Medresesi uzun yıllar perişan vaziyette, bir harabe hâlindeydi. Yeni Dünya Vakfı’nın kurucuları bu durumu fark ettiler ve 400 yıllık bir mazisi olan tarihî mekâna sahip çıktılar. Hasan Paşa Medresesi, içinde bulunduğu mezbelelikten temizlendi, restore edildi ve hizmete açıldı. Şimdi bu kutlu mekân, “Yeni Dünya Vakfı Yerleşkesi” olarak önemli ve hayırlı hizmetlere mekân oluyor.
BÂBIÂLİ ENDERUN SOHBETLERİ YAPILMIŞTI
Yeni Dünya Vakfı yöneticileri, kardeş kuruluşlarla da çok güzel münasebetler kuran örnek bir sivil toplum kuruluşu. Bu minvalde Vakıf Başkanı Mahmut Göksu, 2018-2020 yıllarında toplantıları için yer arayışı içinde olan ESKADER mensuplarının talebi üzerine o zaman genel merkez olarak hizmet veren Hasan Paşa Medresesi’ni “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”ne açtı. Böylece Hasan Paşa Medresesi’nde, üç yıl boyunca bu sıcak sohbetlere ev sahipliği yapıldı. İlim ve irfan sohbetlerine ilgi büyük, katılım yüksekti. Temel meselelerimiz ele alınıyor, konuşuluyor, bir sonuca ulaşılıyordu. Her toplantıda âdeta beyin fırtınası esiyordu. Dinleyiciler de konuşmacılara düşünceleriyle mühim katkılarda bulunuyordu.
KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?
Hüsrev Hatemi’den Safa Önal’a, İhsan Süreyya Sırma’dan Kemal Eraslan’a, Ahmed Güner Sayar’dan İhsan Işık’a, Üstün İnanç’tan Reşat Şen’e, İbrahim Metin’den Mümin Çevik’e, Can Alpgüvenç’ten Nurettin Taşkesen’e, Gürbüz Azak’tan Ünal Sakman’a, Aydın Candabak’dan Ekrem Kızıltaş’a, Durali Yılmaz’dan Sabahat Emir’e, Rasim Cinisli’den Metin Eriş’e, Oğuz Çetinoğlu’ndan Ersin Nazif Gürdoğan’a, Hanifi Kayan’dan Mesut Uçakan’a, İsmail Güneş’ten Nazif Tunç’a, İhsan Kabil’den Nuh Albayrak’a, Necati Demirtaş’tan Mustafa Tuncel’e, Kâmil Uğurlu’dan Mehmet Kâmil Berse’ye kadar pek çok isim bu toplantılarda bulundu, konuştu. Diğer bazı hatipler arasında şu isimler de bulunuyordu: Hüseyin Movit, Özer Ravanoğlu, Rahim Er, Vehbi Vakkasoğlu, Mehmed Fırıncı, Kemal Çiftçi, Abdülkadir İkbal, Cemal Zehir, Fatma Ayaşlı, Salih Suruç, Dursun Gürlek, Osman Fikri Sertkaya, Abdullah Uçman, Erol Ülgen, Ziya Kazıcı, Esat Kabaklı, Muhterem Yüceyılmaz, Selvigül Kandoğmuş Şahin, Fethi Erhan, Mehmet Zeki Kuşoğlu, Fırat Kızıltuğ.
Binlerce dinleyici bu toplantılarda bulundu, farklı konularda fikir ve görüşlerini beyan edip hatıralarını nakletti. Hepimiz istifade........
