menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD İran’a saldıracak mı?

10 0
25.02.2026

Ortadoğu yeniden küresel hesaplaşmanın merkezine yerleşmiş durumda. Washington ile Tahran arasındaki gerilim artık taktik bir kriz değil; stratejik bir kırılma ihtimali olarak okunuyor.

The New York Times’ın 18 Şubat 2026 tarihli analizinde yer alan “ABD ordusu, İran’da olası saldırılar için hazırlıklarını tamamladı” ifadesi, diplomatik literatürde alışıldık bir cümle değildir. Bu, askeri seçeneğin teorik olmaktan çıktığını, masanın üzerine fiilen konulduğunu gösterir.

Ancak burada asıl soru şudur: Bu hazırlık bir savaşın ön provası mı, yoksa kontrollü bir güç gösterisi mi?

Güç gösterisi mi, güç kullanımı mı?

Uluslararası sistemde askeri tahkimat iki anlam taşır: Caydırıcılık ya da müdahale.

Washington’un attığı adımlar, yalnızca İran’a değil; bölgedeki tüm aktörlere ve küresel rakiplere verilmiş bir mesajdır. Bu mesajın muhatapları arasında yalnızca Tahran yoktur; Moskova ve Pekin de bu tabloyu dikkatle izlemektedir.

Donald Trump’ın İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik sert ve net söylemi, Beyaz Saray’ın baskıyı stratejik yöntem tercih ettiğine işaret ediyor. Ancak retorik ile operasyon arasında her zaman bir mesafe vardır. O mesafe, diplomasiyle doldurulursa kriz yönetilir; doldurulamazsa savaş başlar.

Cenevre’de sürdürülen dolaylı temaslar, köprülerin tamamen atılmadığını gösteriyor. Fakat askeri........

© Milat