Rüzgârın tutmadığı yas
Gülhane’de, asırların yorgunluğunu çatlamış kabuğunda taşıyan o yaşlı çınarın altındaydım. Yaprakları titretecek en ufak bir esinti yoktu. Havanın o boğucu ve kurşuni ağırlığında, suyu bulandıracak tek bir fırtına emaresi dahi belirmiş değildi. Kendi gövdesinden sömürdüğü özsuyunun kibrini taşıyamayan devasa bir dal, ağır bir çatırtıyla kopup toprağa kapaklandı. Parçalanan ahşabın toprağa sızan o acı sızısı, nemli yosunların sessizliğine karıştı. Dışarıdan hiçbir balta inmemiş, tabiat aniden çıldırmamıştı. Gövde, dışarıdan gelen bir darbeye değil, içinden büyüttüğü o doymak bilmez ağırlığa yenilmişti. Bu toprağın sükûnetini dinlerken, Karpatlar'ın ötesinden çok daha ağır bir çöküşün yankısı ulaştı. Geçtiğimiz yılın Haziran ayında yola çıkan Romanya hükümeti, kendi içinden üreyen o bitmek bilmez iştahın kurbanı olup büyük bir gürültüyle içeri göçtü. Meclis çatısı altında yaşananlar bir tutanak soğukluğunda kayda geçti. 402 milletvekilinin 281'i, ülkenin stratejik varlıklarını haraç mezat özelleştirmeyi hedefleyen Bolojan Planı'na karşı el kaldırdı. Siyasi yelpazenin birbirine temas etmez iki zıt ucu olan merkez sol PSD ile aşırı sağcı AUR, devleti yoksullaştırma dalgasına karşı aynı safta hizalandı. Başbakan, oylama sürerken salonu terk etti. Cumhurbaşkanı, ülkesinin Batı rotasının değişmeyeceğini ilan etti. Ağacı deviren........
