menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Renkler değişmeden önce

22 0
08.09.2026

Bir Rubik Küpünü elinize aldığınızda önce renkleri görürsünüz.

Kırmızı, mavi, beyaz, sarı...

Sonra küpü çevirmeye başlarsınız. Bir yüz düzelirken başka bir yüz bozulur. Bir parçayı yerine koyduğunuzu düşünürsünüz; birkaç hamle sonra bütün düzen yeniden değişir.

Küpü çözmenin yolu tek bir renge bakmak değildir.

Bütünün nasıl hareket ettiğini anlamaktır.

Toplumları anlamak da biraz böyledir.

Bir seçim gecesinde önce sandıktan çıkan renklere bakarız. Kim yükseldi, kim geriledi, hangi parti birinci oldu?

Sonra biraz geri çekilip daha büyük resme bakmak gerekir.

Çünkü sandıkta gördüğümüz renkler, çoğu zaman orada oluşmaz.

Renkler değişmeden önce toplum çoktan hareket etmeye başlamıştır.

Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim de bana biraz bunu düşündürdü.

AfD'nin güçlü biçimde öne çıktığı, CDU'nun ciddi gerileme yaşadığı seçim sonucunu herkes kendi penceresinden okuyabilir. Kimi siyasi dengelere, kimi Avrupa'daki yeni dalgalanmalara, kimi de Almanya'nın geleceğine bakacaktır.

Ben biraz daha geriye bakmak istiyorum.

Sandığa giden insana.

Çünkü seçim pusulasının önüne geldiğimizde hayatımızı kapının dışında bırakmıyoruz.

Sabah dükkânını açan esnafın hesabı hâlâ zihnindedir.

Günün nasıl geçeceği vardır.

Genç bir insan ev ararken karşısına çıkan rakamları düşünür.

Bir emekli alışveriş listesini elinde tutarken hangi ürünü alıp hangisini rafta bırakacağını hesaplar.

Bir anne çocuğunun geleceğine bakar.

Bütün bunlar siyasi bir konuşmanın parçası........

© Milat