Açık Oturum (529) | Yeni Parti: CHP’ye sıkışmadan yeni bir kimlik kurabilir mi?
Son güncelleme: 16 Temmuz 2026 -
Açık Oturum (529) | Yeni Parti: CHP’ye sıkışmadan yeni bir kimlik kurabilir mi?
16 Temmuz 2026 Perşembe
Tercih edilen kaynak olarak ekle
İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum’da CHP’de mutlak butlan kararının ardından, Özgür Özel liderliğindeki “seçilmişler” kanadının yeni parti kurma çalışmaları ele alındı. Partinin ismi, programı ve siyasi çizgisinin tartışıldığı programda, yeni oluşumun yalnızca CHP içindeki krize verilmiş geçici bir yanıt mı yoksa Türkiye siyasetinde kalıcı bir alternatif mi olacağı tartışıldı. Göksel Göksu’nun konukları siyaset bilimci Murat Somer, gazeteci Murat Aksoy ve CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, yeni parti hazırlıklarının arka planını, hedeflerini ve toplumun yeni partiden beklentilerini tartıştı. Katılımcılar, başarının ancak demokrasi, özgürlük ve adalet ekseninde geniş toplumsal kesimleri kapsayan, geleceğe dönük güçlü bir siyasal vizyon ortaya konulması halinde mümkün olacağını ifade etti.
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
CHP’deki mutlak butlan kararı sonrası, Özgür Özel liderliğinde yeni parti kurulma çalışmaları ele alındı.
Bülent Tezcan, yeni partinin CHP’nin birikimini aşan bir siyasi zemine oturması gerektiğini belirtti.
Murat Somer, yeni partinin toplumla temas eden, cesaret isteyen bir adım olduğunu vurguladı.
Murat Aksoy, yeni partinin güçlü bir düşünsel altyapıya ihtiyaç duyduğunu ve klasik sağ-sol ayrımının yetersiz kaldığını ifade etti.
Tezcan, değişimden yenilikçiliğe geçme zamanının geldiğini ve yeni partinin demokrasi, adalet ve özgürlük hareketi olmasını gerektiğini söyledi.
Tezcan: “Bugünün ortak paydası ‘demokrasi’”
“Yeni partiyi CHP’den ayıran ne olacak? CHP’den ayrılanlar diye mi bakacağız o partidekilere, yoksa yeni bir söylemle mi yola çıkılacak?” sorusunu cevaplayan Bülent Tezcan, yeni partinin CHP’nin tarihsel birikimini reddetmeyen ancak onu aşan bir siyasal zemine oturması gerektiğini söyledi:
“Biz kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisi birikimini inkar ederek bir yolculuk yapamayız. Ancak o birikimin üzerinde şekillenecek ama o birikime kendini mahkum hissederek yapılacak bir yolculuk, daha başlangıçta Türkiye’yi yeni bir seçeneksizliğe doğru yöneltir. Dolayısıyla CHP’yi aşan bir kapsayıcılıkta olmak zorunda. Bu yapı bir hareketin üzerinde şekilleniyor. Bir hareket geliyor. Bir dalga geliyor. Adını o belirliyor. Söylemini o belirliyor. Eğilimini o belirliyor. Ve şimdi buradan parti oluşacak. Şuna dikkat etmek lazım. Belki yeni kurulacak partiyi tarif ederken bir kimlikten sıyrılmak çerçevesinde tarif etmek yerine yeni bir siyasal kimlik inşa etme üzerine konuşmak lazım. Mevcut siyasal kimliğe hapsolmadan ama onun birikimlerini de koruyarak yeni bir siyasal kimlik inşa etmek gerektiğini düşünüyoruz.”
Tezcan, mevcut siyaset pratiğinde siyasi partilerin seçimden seçime kurduğu ittifaklar yerine toplumun farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturacak bir parti modeli tarif etti. “Partinin oluşumunda görünür biçimde toplumun her kesimini, entelektüelleri, sanatçıları, muhafazakar demokratları, sosyal demokratları, milliyetçileri, laikleri bir arada buluşturabilecek bir yaklaşıma ihtiyaç var” diyen Tezcan, demokratik yarışı, adil rekabeti ortadan kaldıran bir iktidarla karşı karşıya olunduğuna dikkat çekerek “Millet iradesinin oluşmasına engel olan ve iktidarıyla muhalefetiyle toplumu dizayn etmeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Butlanla yapılmak istenen şey seçeneksizleştirme süreci” dedi:
“Butlan ekibinin görevi görüyoruz ki toplumu seçeneksizleştirmek, yani ‘Erdoğan rejimi değişmez. Bu tek adam rejimi değişmez. Biz onun çizdiği hat içerisinde bir iktidar paylaşımı içinde olalım. Türkiye iktidarı Erdoğan’ın, parti içindeki iktidar bizim olsun’ diye bir iş bölümü yapılmış. Şimdi bu seçeneksizleştirmeye karşı toplumun geliş kesimlerinde ortak bir yaklaşım etrafında birleşmek lazım. Bugün en acil ihtiyaç olan ideolojideki ortak payda, demokrasiye sahip çıkmak. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet. Elbette herkesin farklı ideolojik kimliği olabilir ama bugün hepimizin birlikte savunması gereken şey demokratik yarışma hakkıdır. Yeni partinin omurgasını da bu oluşturmalıdır.“
Somer: “Yeni parti cesaret isteyen ama umut veren bir adım”
Murat Somer, yeni parti girişiminin yalnızca teknik bir organizasyon değil, siyaset yapma biçimini değiştirebilecek bir fırsat olduğunu söyledi.
“Bu gerçekten cesaret isteyen bir adım. Ama aynı zamanda farklı siyaset yapmaya hazır, daha içten, toplumla daha fazla temas eden bir siyasetçi tipolojisini de ortaya koyuyor. İnsanlar artık sadece seçimden seçime kendisini hatırlayan partiler değil, birlikte üreten, birlikte karar veren yapılar görmek istiyor.”
Somer, yeni oluşumun gücünü toplumdan alan bir siyasi hareket olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu parti halkı sadece oy veren pasif bir konumda görmemeli. Toplumdan güç alan, toplumu karar süreçlerine dahil eden bir anlayış kurabilirse başarılı olur. Türkiye’nin bugün en büyük ihtiyacı güven duygusu ve adalet hissidir. Yani yeni bir şeyden bahsediyorsak, Türkiye’deki siyasal tarihi de değerlendirmekte fayda var. Belki burada itiraf etmek gerekirse parti organizasyonu olarak, siyaset yapma biçimi ve toplumla farklı bir şekilde ilişki kurma açısından belki de en yenilikçi girişimlerden bir tanesi de Adalet ve Kalkınma Partisi’ydi. Tabii bu girişimin gelmiş olduğu nokta şu anda gerçekten karanlık. Burada tabii başında içtenlikle benimsenmiş, içselleştirmiş bir programın olmaması gibi birçok sorun var ama farklı toplumsal kesimleri siyasete taşımak açısından önemli bir deneyim olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Fakat tabii hiç umulan sonuçları vermemiş olan bir hareket. Yani bu yeni partinin siyasetle sağlıklı bir ilişki kuramamış, siyasallaşmamış farklı toplumsal kesimleri siyasete taşıyabilen bir hareket olması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda da parti organizasyonu, söylem, kitlelerle kurduğu ilişki bakımından ne kadar farklı, ne kadar geçmişten kendisini ayrıştırabilen bir parti olabilirse o kadar da başarılı olabilir diye düşünüyorum. Yani bu parti sadece halkı oy veren, pasif birkonumda gören bir parti değil de ondan güç alan bir parti olmalı.
Adalet vurgusunu öne çıkaran Somer “İnsanların bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey belki de adalet. İnsanlar yeniden adaletin sağlanabileceğine, bu ülkenin sahibi olduklarına inanmak istiyor. Bunu sağlayabilen bir siyaset çok güçlü bir karşılık bulacaktır” dedi.
Aksoy: “Yeni kurulacak partinin fikri derinliğe ihtiyacı var”
Murat Aksoy ise yeni partinin yalnızca isim ve kadrolarla değil, güçlü bir düşünsel altyapıyla ortaya çıkması gerektiğine dikkat çekti. “Bugün Türkiye’yi açıklamak açısından klasik sağ-sol ayrımı çok açıklayıcı değil. Esas ayrım değişim isteyenlerle mevcut düzeni korumak isteyenler arasında yaşanıyor. O yüzden yeni partinin temel ekseni demokrasi, özgürlük ve adalet olmalı” ifadesini kullandı:
“Benim gördüğüm en önemli eksiklik şu; bu yeni partinin henüz kamusal aydınları yok. Programını........
