menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Katranı Kaynattık Olmadı Şeker… – Melih Demirel Yazdı

30 0
12.05.2026

Bugün size bir hikaye anlatacağım, nitekim çok tanıdık gelecek…

Mahallenin en eski eviydi o ev…

Avlusunda nice bayram sabahları kurulmuş sofralar, nice cenazelerde kaynatılmış kazanlar vardı. Duvarları çatlamıştı belki ama hafızası dimdik ayaktaydı. Herkes o evi tanırdı; çünkü o ev, yalnızca bir yapı değil, bir mahallenin vicdanıydı.

Fakat ne olduysa, o eve önce yabancılar değil; evin içindeymiş gibi davrananlar dadandı. Kapıyı dışarıdan zorlayan değil, içeriden anahtar uzatanlar oldu. Öyle sinsice yürüdü ki hikâye; kimse ilk başta hırsızın kim olduğunu anlayamadı. Çünkü bazıları, evin oğlu gibi konuşuyor, evin eski fotoğraflarının önünde poz veriyor, dededen kalma sandığın üstünde nutuk çekiyordu. Ama geceleri başka masalarda oturuyor, başka hesapların cetvelini yapıyorlardı.

Bir süre sonra mahallenin insanı fark etti ki; mesele yalnızca birkaç eşyanın kaybolması değilmiş. Bunların derdi evi korumak değil, evi parsellemekmiş. Önce çatıyı söktüler, sonra odaları böldüler. Kiminin gözü avluda, kiminin gözü sandıkta, kiminin gözü tapudaydı. Ve her biri utanmadan kendisini evin gerçek sahibi ilan ediyordu.

İşin en acı tarafı ise şuydu:

Hırsız dışarıdan gelince insan kapıyı kapatır. Ama içeriden biri hırsıza yol verirse, ev yalnızca........

© Medya Siyaset