menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran Çökerse Türkiye Çöker! – Hatice Topçu Yazdı

22 0
08.03.2026

Emperyalizmin güç ve iktidar savaşları hiç bitmiyor.

Paranın, gücün, iktidarın tek sahibi benim anlayışının dünyayı getirdiği yer uçurumun kıyısı.

Oysa güç ve iktidar savaşçılarının da mekânı dünya. Aslında daha çoğuna sahip olmak için var olanı yok etmekten, kendi varlıklarını da tehlikeyi düşürmekten öteye gittikleri yok.

Güç ve iktidar uğruna bugüne kadar insanlığın lehine geliştirilmiş bütün öğretiler, değerler; insanların doğuştan getirdikleri ve yaşadıkları coğrafyadan kaynaklı farklılıklar (din, dil, ırk) hepsi savaşların malzemesi.

Tarihin derinliklerine indiğinizde şunu görürsünüz; insan haklarını en çok ihlal edenler en büyük insan hakları savunucuları,

İnsanı yok edenler barış ve demokrasi havarileri,

Kin ve nefreti taşıyanlar sevecen görünenler,

Azınlığın çıkarlarını savunanlar, hak ve adaleti dillerinden düşürmeyenler,

Etnik ve mezhepsel ayırım yapanlar kardeşlik mesajlarını verenler,

Dinleri en çok ihlal edenler dindar görünenler,

Çünkü bu bir dizayn, bu bir emperyalist dizaynı!

Emperyalizmin laboratuvarı Orta Doğu!

Orta Doğu, hiç bitmeyen kavgaların, vekalet savaşlarının, kadın cinayetlerinin çocuk istismarlarının merkezi. Bakın Afganistan, Libya, Lübnan, Irak, Somali, Suriye’de yaşananlara!

Bakın uluslararası hukuku en çok ihlal eden ülkelere: İsrail, ABD, Rusya…

Türkiye’ye gelince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’de en çok dosyası olan ülke. Dosya sayısı 18.450. Bu sayı AİHM’de bulunan dosyaların yaklaşık % 35’ine denk. Yine Türkiye 2025 yılı hukuk üstünlüğü endeksi sıralamasında 114 ülke içinde 118. Sırada.  Temel haklar konusunda 134. Sırada…

Orta Doğu’nun ortasında bulunan ülkemizde coğrafyasında yaşanan dizaynın bir parçası. Bu yüzden dünya sıralamasındaki yeri inişte. Çünkü hedefteki ülkelerin doğrulması, büyümesi, ilerlemesi istenmez.  Emperyalizm buna müsaade etmez.

Ne acıdır ki büyük krizler ve krizlerin oluşturduğu yıkımları önlemek için oluşturulmuş uluslararası sözleşmeler kâğıt üzerinde kalmaktan öteye gidemiyor. Çünkü o sözleşmeleri hazırlayanlarda, imzaya açanlarda bu yıkımın bir parçası!

Dolayısıyla çöküş devam ediyor.

Eğer akıllı tek canlı insan, gerçeği göremez ve hakkı olana sahip çıkmayı beceremezse, yani insandan, doğadan, yaşam hakkından yana birleşemezse çürüme devam edecek ve emperyalizm kazandığını sanacak. Çünkü çatışmalarla dünya ölüyor ve ölü bir dünya kimsenin işine yaramaz.

Geçmişten günümüze taşınan anlatılara baktığımızda kötülerin yok olması yeni bir dünyanın kurulmasının merkezi yine dünya. Yeniyi oluşturmak da eskinin iyisini geleceğe taşımakla mümkün. Nuh tufanında olduğu gibi!

Ülkemiz artık bu emperyal projeyi görmeli. Irak ve Suriye’de izlenen yanlış politikalar tekrarlamamalı, güç ve iktidar uğruna ülkenin bekası heba edilmemeli!

Çünkü İran çökerse Türkiye çöker!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: 


© Medya Siyaset