menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne olacak bu S-400’lerin hâli?..

10 0
friday

ABD Başkanı Donald Trump’ın daha NATO zirvesi başlamadan önce yaptığı açıklamalarla gündem önce F-35 savaş uçaklarına, ardından da S-400 füzelerine kaydı.

Washington, Rusya’dan füze sistemleri almasının faturasını Türkiye’yi “ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası”na (CAATSA) katarak kesmişti. Bugün gelinen noktada ABD Ankara’nın F-35 projesine dönebilmesini füzelerden “kurtulması” koşuluna bağlamış durumda.

Cuma günü Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, S-400’lerin Körfez’deki bir ülkeye, örneğin Birleşik Arap Emirlikleri ya da Katar’a satılacağını ileri sürdü. Gerçi iddia, Rus RİA’ya açıklama yapan bir Türk kaynak tarafından yalanlandı ama Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, iki ülke arasında bu “hassas” konuda görüşmeler yapıldığını doğruladı. Yani Rus füzeleri konusunda flaş gelişmelerin eli kulağında görünüyor.

Henüz finale ulaşmasa da, S-400 macerasının muhasebesini daha iyi yapabilmek için başlangıç noktasına dönmek gerekiyor.

24 Kasım 2015 Ankara-Moskova ilişkilerinde milat sayılması gereken bir tarih.

Türkiye’nin, Suriye yönünden hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağını düşürmesi, o dönemde iki ülke arasında perde arkasında biriken gerilimi en tepe noktasına çıkardı. Aslında kağıt üzerinde Ankara haklıydı çünkü hava ihlalleri konusunda Moskova’yı, hem de en üst düzeyde defalarca uyarmış ama her seferinde “gayriciddi” denilebilecek yanıtlar almıştı. Bu konu son olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında uçağın düşürülmesinden kısa süre önce yapılan görüşmede gündeme gelmişti. Fakat Rusya lideri gülümseyerek “Bizi (uçaklarımızı) misafir kabul edin” demişti.

Türkiye haklı olmasına haklıydı ama uluslararası ilişkilerde sadece haklı olmak yetmiyor. Sonuçta, Rusya uçağının düşürülmesine olağanüstü sert tepki........

© Medya Günlüğü