menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biyolojik Cinsiyet Değiştirilemez! (2)

6 0
19.03.2025

Transseksüel ideolojisi, son yıllarda giderek artan bir şekilde insanlığı tehdit etmektedir. Bu ideoloji, biyolojik cinsiyeti reddederek, insanların kendi cinsiyetlerini seçmelerine izin verilmesini istemektedir. Ancak, bu ideoloji, birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Bizde eleştirilerde bulunup cevaplamaları için bazı sorularımız ikinci bölümde de olacaktır. (Birinci bölüme buradan ulaşabilirsiniz)

Transgenderizmin, Ailenin ve Toplumun Düşmanı Olduğuna Dair Eleştirilere devam ediyoruz;

Toplumsal cinsiyet ideolojisi, temel biyolojiyle çelişmektedir. Transseksüel anlatısını çürüten tüm bilimsel kanıtlar göz ardı ediliyor. Bununla birlikte, Amerikan Çocuk Doktorları Koleji’nin yaklaşımı açıktır: “İnsan cinsiyeti nesnel bir biyolojik ikili özelliktir: Erkek ve dişi. İnsan cinsiyeti, türümüzün üremesi ve gelişmesi olduğu açık bir şekilde yaratılış gereğidir. Cinsel gelişim bozuklukları, üçüncü bir cinsiyet oluşturmaz.

Trans ideolojiyi benimseyenler, erkeklerin kadınlara dönüşebileceğini veya kadınların erkeklere dönüşebileceğini iddia ediyor. Ancak iddiaları yanlıştır. “Bir kişinin cinsiyetini değiştirmek fizyolojik olarak imkânsızdır, çünkü her bireyin cinsiyeti genlerde kodlanır. Dişi ise XX, erkek ise XY. Dr. Richard P. Fitzgibbons, Philip M. Sutton ve Dale O’Leary iyi belgelenmiş çalışmalarında, “cinsiyetin, vücudun her hücresine yazıldığını ve DNA testi ile tespit edilebileceğini ve cinsiyetin değiştirilemeyeceğini” doğrulamaktadır.

Transseksüel ideoloji, biyolojik gerçekliğin kişinin cinsiyetini belirlemediğini iddia eder. Bu nedenle, erkek ve kadın arasındaki farklar, giydiğimiz giysiler gibi, kimliğimizden ayrıdır ve sürekli olarak değişir derler. Erkeklik ve kadınlığın gördüklerimizi tanımlamak için kullanılan ancak önemli bir temeli olmayan etiketler olduğunu iddia ederler. Transgenderizm, biyolojik cinsiyetin, cinsel kimliğin temel bileşeni olduğunu reddeder ve bazı transseksüeller queerciler gibi akışkan, sabit olmayan, cinsel yönelimleri savunur.

Biyolojik açıdan insan organlarının bir amacı olduğunu mantık ve akıl yoluyla anlayabiliriz. Örneğin; gözlerimizin amacı, bize görüş sağlamaktır. Akciğerlerimiz, oksijeni solumak için vardır ve duymak için kulaklarımız vardır. Benzer şekilde, insan cinselliğinin birincil amacı üreme, ikincil amacı cinsel yönden zevk almadır. Bununla birlikte, transseksüellik, eşcinsellik ve feminizm ise, cinselliğin üreme amacını küçümser, adeta üremeyi sıfırlamak ve sadece cinsel hazza odaklanmak için ortak çalışırlar.

Eşcinsel hareket, hayatları paramparça eder. Pişmanlık, umutsuzluk ve intihar LGBT yaşam tarzının “T” sini benimseyenler arasında........

© Küresel İfşa