menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YANLIŞ ELEMAN MI, YANLIŞ İSTİHDAM MI?

18 0
07.08.2026

YANLIŞ ELEMAN MI, YANLIŞ İSTİHDAM MI?

Çevremde yaşanan olaylar, zihnimde geçmişe pencereler açıyor bazen. 1993 yılında ikinci kademe yönetici olarak başladığım şirkette, bir yıl sonra henüz yirmili yaşlarımda genel müdürlüğe terfi etmiştim. Bendeki şansa bak, 1994 Nisan ayında Türkiye ekonomi tarihinin en büyük krizlerinden biri yaşandı ve bir çok şirket iflas etti… Buna rağmen şirketimiz, ihracatta sağladığımız artış sayesinde, Konya’da vergi rekortmenleri arasına girmeyi başardı.

Geçmişte yaptıklarını, gelecek planlarından daha fazla konuşmaya başlamışsan yaşlanıyorsun demektir. Bazen ben de öyle hissediyorum. Yaşanan sorunlara tecrübe penceresinden bakanları anlamayan ahmakları gördükçe de üzülüyorum. 

Sorunlara çözüm üreterek oluşan tecrübeleri anlayacak seviyede düşünemeyenler, yanlışlarında inat edenler, işin hakkını vermek yerine kolayına gideni yapanlar yeterince çoğalırsa doğru olanları da kendilerine benzetirler. Her ülkede, her toplumda, her şirkette vardır böyle tipler. 

Kötülük kolaydır. İyi olmak ise çaba ister, emek ister ve insan olma seviyesine yükselme niyetine uygun davranışlar ister. Yanlış başka şey kötü başka ama düzeltilmeyen her yanlış kötülüğü besler.

1986 yılında başladığım çalışma hayatım, 1989’dan sonra dış ticaret yolculuğuyla devam etti. Bugün yüzden fazla ülkeye ihracat yapmış, 55 ülke gezmiş bir ihracatçı olarak yazıyorum. Onlarca farklı milletten insanla tanıştım, iş yaptım, onların tecrübelerinden de dersler aldım. Yaşım 58, eskittiğim pasaport sekiz… Dikili ağacım altı bin kadar. Ömrüm oldukça bir o kadar daha ağaç dikme niyetim var.

1994 yılındaki krize rağmen artırdığımız ihracat sayesinde ulaştığımız başarı benim için yöneticilik alanında yeni bir dönem başlattı: Sadece satış ve ihracat değil, üretim, satış, maliyet, verimlilik, insan kaynağı, ekip ruhu, aidiyet duygusu vb bir çok konuda kafa yormaya başladım… Bir de kişisel eksiklerini tamamlamaya çalışmak yerine, yetersizliklerini gizlemek için çevresine haset, kıskançlık, öfke ve çatışma yayan tiplerin şirketlere verdiği zararlar konusunda… 

O günlerde zihnimde oluşan ve yıllar içinde güçlenen düşünce şu oldu: Yanlış eleman yoktur, yanlış istihdam edilen eleman vardır... Elemanın istihdamındaki yanlış düzeltilmezse eleman da yanlışlar arasına katılır hatta kötüleşir. Ancak çalışma ahlakı düşük, sorumluluk almaktan kaçan, öğrenmeye kapalı, güvensiz, alıngan, haset, çalışıyor rolü yaparken entrikayla gözde olmaya çalışan tiplerin varlığını fark ederken bunların, sadece kendi kişilik........

© Konya'nın Sesi